
İnsanların Bir Tanrıya Tapma Nedeni 1
İnsanların çok azı bir tanrıya tapmaktan paçasını kurtarabilir, ki biz onlara “hakikat ehli” diyoruz. onların ahvali, ateist veya agnostik arkadaşların tavrından ve halinden çok öte bir olgudur.
bir teist, kafasında, hayalinde kendi uydurduğu bir ilahtan yardım bekler. onu memnun ederek ve yaltaklanarak menfaat umar. gün gelip devran dönünce tapkınımız adeta şöyle diyecektir “ey tanrım, epeydir seni övdüm, yücelttim, gözüne girmek için elimden geleni yaptım, hadi şimdi iyilik sırası sende. beni şu sıkıntımdan kurtar”
ateist veya agnostik vatandaşımız ise bütün bu süreçleri yaşadıktan sonra tanrıdan istediğini elde edememiş bir küskündür. o da adeta şöyle der “seni o kadar övdüm, yücelttim ama sende tık yok. tanrı dediğin zor zamanda imdada koşar. ben senin gibi tanrıyı…..”
hakikat ehli ise marifet sahibidir. alemlerin rabbını tanımıştır. eşyanın(varlığın) sırrını çözmüştür. ölüme bile çare bulmuştur.
sen de onlar gibi olmak istersen onlara uy. yol bilmiyorsan bir ceylanın ayak izlerini takip et, o seni miske ulaştırır.
mevlana, muhyiddin-i arabi, imam-ı rabbani gibi zatların ayak izlerini takip et.




İsnetus’un burada tanrıdan kastı insanın kafasında oluşturduğu yanlış ilah imajıdır değil mi? Bunu ifade etmek için tanrı kelimesini kullanması bazı yanlıs anlasılmalara mahal verebilir zannımca. Bazı yazılarında tanrı kelimesini bilinen anlamıyla da kullanıyordu diye hatırlıyorum.