
Kadıköy’deki Kokoreççide Tebliğ Yapan Tebliğciler
Bu nasıl bir kafa yapısı anlamak zor.
bunca yıllık müslümanım, bu adamları ben bile anlayamıyorum.
bir takım klişe bilgileri bilmemek değil ki günümüz insanlarının derdi… içinde olan zaten çok kolay öğrenir dinin şekle ait kısımlarını. aslolan insanların içine o aşkı, o şevki, o ateşi salabilmek…
o aşkı şevki salabilmenin yegane yolu da bunların önce sende bulunmasıdır. dükkanında olmayan malı satmaya çalışmak ancak abesle iştigal olur.
benim tebliğden anladığım şudur: sen önce kendi içinde tutuştur ateşi… elbet o ateş gücü miktarınca çevreye ısı ve ışık yayacak ve aydınlatacaktır. aşk, şevk, güzel ahlak, nezaket, insanlık, ilim, hikmet, nur…
konuşmaya bile gerek yok…insanlık sıfatlarına kavuşan kişinin yaydığı beyin dalgaları bile tek başına yeterlidir. bu yayın sessizce insanlara etki eder ve onları dönüştürür. bir mahalledeki hakiki bir müslümandan, çevredeki tüm müslümanlar farkında bile olmadan istifade ederler. onların zayıf nurları, o güçlü nur kaynağından sürekli yardım görür.
hakikat ehli derece derecedir. kiminin yayın gücü bir mahalleyi zor kapsarken, kimininki bir semti kapsayabilir. hatta çok az sayıda da olsa, tüm kenti veya ülkeyi kapsayabilen zatlar da çıkabilir.
son söz: müslümanın en büyük meselesi kendi nefsine ve şeytanına, yani kendi karanlık yönüne karşı verdiği iç mücadele olmalıdır. başkası ile uğraşmaya gerek yoktur.
not: insanları sohbete, konferansa davet edersin, dinlemeye kendi istekleri ile gelirler…ona kimsenin bir itirazı olamaz elbette.




Çok düşük mertebede de olsa, hatırlatmanın neden zararı olsun ki? Hak ile bâtılı fark eder bu olay.
Ha bu arada kendileriyle ilgilenmeyi es geçiyorlarsa yukarıda anlatılanlara katılıyorum.