Vahdet-i Vücut - Vahdet-i Şuhud- Nübüvvet KemalatıGölge vs. AsılTevhid Anlayışı

Hiçliğin Mantıksız Olması

“Hiçlik” tasavvufta derin bir bahistir. ancak bu kavramı biraz daha açmak ve detaylandırmak gerekmektedir.

eğer “hiçlik”ten kasıt “mutlak hiçlik” ise bu imkansızdır; çünkü mutlak demek sonsuz, sınırsız, kayıtsız, boş bir yer kalmaksızın her tarafı istila etmiş demektir. bir toplu iğnenin varlığı bile “mutlak hiçlik” kavramını çürütür. bir toplu iğne başı kadar varlık, hatta bir tane toz zerresi mevcutsa eğer “mutlak hiçlik” kavramı bâtıldır. eğer mutlak hiçlik söz konusu olsaydı o hal bozulmaz ve hep öyle kalır ve asla varlıktan söz edilemezdi. biz de burada bu meseleyi konuşamazdık.

mutlak hiçlikten bahsedilemediği için tasavvufta onun yerini “sırf yokluk” tabiri almıştır. bu yokluk izafi, kayıtlı ve sınırlı bir yokluktur ve varlığın olmadığu durumu tanımlamak için kullanılır. mesela sıfır rakamı herhangi bir değerin o noktada mevcut olmadığına işaret eder. aynı şekilde daha soyut kavramlarda da bu geçerlidir. zulüm adaletin yokluğu; cehalet ilmin yokluğudur gibi…

mantıklı olarak ifadesi oldukça zor olduğu için düşünce silsilesini şimdi burada kuramayacağım ama mutlak hiçliğin olmaması tam tersi bir durumun mevcudiyetini gösterir; yani mutlak yokluk/hiçlik yoksa, mutlak varlık vardır. mutlaklık tam bir istila durumu olduğu için de bu tek, som, bölünmez, sonsuz, sınırsız varlık her noktayı, her zerreyi kaplamıştır; öyle ki varoluşta onun istilasından kurtulabilmiş iğne ucu kadar yer ve şey yoktur. yani varoluş tıpkı bir deniz gibi tek bir yapıdır ve çoklu görüntü sadece o denizin cilvelenişi ve dalgalanışından ibarettir. her birimiz o denizin bir yönden sınırlı bir görüntüsüyüz.

muhyiddin-i arabi hazretlerine göre o deniz hakkın bizatihi kendisidir. ancak imam-ı rabbani hazretlerine göre o deniz hakkın kendisi değildir; sadece ondan haber vermek için vücuda getirilmiş gölge varlıktır ve sonradan yaratılmıştır. doğru olan da imam-ı rabbani hazretlerinin görüşüdür. diğer görüş, varoluş denizinde eriyip sarhoş olmuş dervişin yanılsamasıdır. vahdet-i vücud iddia edenlerin genelde başları beladan kurtulmaz; çünkü onlar büyük bir marifete sahip olmalarına rağmen rıza dairesinden çıkacak işler yapabilirler.

isnetus 05.07.2017 20:21

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu