
Leylek
Güvercin ve kumrular durmadan “hû” çeker, sevgiliye giden yolu sorarlar. “kû?” “kû?” “nerede?” “nerede?” sorusunu tekrarlarlar.
tilki kürkü satan bir köylünün mahallî şivesiyle “dilkû! dilkû!” şeklindeki bağırışlarını ise mevlânâ “dil kû? dil kû?” (gönül nerede? gönül nerede?) şeklinde duyarmış.
leylek, “lak! lak!” adını şehâdetinden alırmış: “el-mülkü leke, el-emrü leke, el-hamdü leke, el-izzü leke!” “mülk senindir, emir/fermân senindir, hamd sanadır, izzet ve şeref sana âittir!” dermiş.
bu nedenle ülkemizde hattatlar –ki mevlevîler’in çoğu hattat idi- besmeleye leylek biçimi vermekten hoşlanmışlardır. bu kuş, türk, iran ve arap folklorunda, mekke’ye hacca gitmesi yüzünden övülmüştür. bu hacca gitme motifi şüphesiz bu kuşların tıpkı bu müslüman ülkelerin hacılarının yol güzergâhında olduğu üzere kışları güneye göçü ile alâkalıdır.
-alıntıdır-



