Mutlu Olmak Ne İşe Yarıyor
Mutlu olmak bir göstergedir ve mutluluk gösterge olması açısından önemlidir; yoksa kendi başına pek bir anlamı ve değeri yoktur.
mutlu ve huzurlu isen, demek ki sen oyunu kuralına göre oynuyorsun; evrenin düzenine ters, aykırı işler yapmıyorsun; çünkü evrensel yasalara aykırı bir iş yapmış olsaydın, cezası anında gelirdi ve içini bir huzursuzluk ve gerilim kaplardı.
mutsuz ve huzursuzsan eğer, bir şeyleri kesinlikle ters yapıyorsun demektir. evrensel yasalarla uyumlu olmak, kişinin iç dünyasına huzur olarak yansır. bu uyum ve sonucundaki iç barışın asgari haddi müslim(islam) olmak, azami haddi ise mümin olmaktır.
islam; uymak, uyuşmak, evrensel kurallarla senkronize olmak anlamına gelir. bu uyumun sonucu da selam ve selamettir: teslim > islam > selam > selamet (selamet=tehlikede, endişe ve korku içinde olmamak)
ve imandır ki, onun sonucu da emniyettir. iman > mümin > eman > emniyet (emniyet= güven hissi içinde olmak… hiçbir şey gelişigüzel olmuyor. hepsi hakk tarafından çekip çevriliyor. onun izni olmadan yaprak kıpırdamaz hissi)
kısacası, devlet-i âliye’nin yani evrendeki en büyük düzenin kurallarına uyarsan huzur, mutluluk ve güven hissini yakalarsın; o kuralları çiğnediğin ölçüde de kendine azap etmiş, kendini yakmış olursun; için korku, endişe, güvensizlik hissi ile dolup taşar.
diğer yandan, düzenin kurallarını çiğneyerek iç barışını bozmuş olan kişi, artık hayatını sürdürebilmek için ağrı kesici almaya mahkum olur. bunlar alkol, antidepresan, uyuşturucu ve insanı gaflete sevk edici her tür oyun oyalanma cinsinden şeylerdir: tv izlemek, dizi seyretmek, spor müsabakaları izlemek, tatile gitmek, dünyayı gezmek, pc oyunları, her tür eğlenceler, müzik vs. gibi…(esasen zihindeki karmaşası durulmuş, iç konuşmaları durmuş olan kişi, doğru düzgün müzik bile dinleyemez. pek bir tat alamaz müzikten. zira müziğin faydası zaten iç konuşmaları azaltmaktan ibarettir).
dikkat ederseniz şu anki dünyamız tüm unsurlarıyla, adeta insana acısını unutturmak üzere, fantaziler üzerine inşa edilmiştir. fantazi ise yalandan, sahtelikten başka bir şey değildir.



