Allah'ı Bilmek (Marifetullah)Peygamberler

Niyet

“Cahil kimse, bizim niyeti güzelleştirme ve çoğaltma konusundaki tavsiyemizi, Hz. Peygamber’in ‘ameller ancak niyetlere göredir’ hadîs-i şerifiyle birlikte düşündüğünde; ders verirken, ticaret yaparken veya yemek yerken kendi kendisine ‘ben Allah için ders okutmaya, Allah için ticaret yapmaya veya Allah için yemeye niyet ettim’ demesinin niyet olduğunu zanneder. oysa bu ancak nefsin konuşmasıdır. lisanın ve fikrin sözüdür veya bir düşünceden başka bir düşünceye geçmektir.

niyet ise, bütün bunlardan farklı bir şeydir. niyet ancak nefsin harekete geçmesi, gelecekte veya yaşanılan anda kendisinde gayesinin bulunduğunu bildiği şeye meyletmesi demektir. meyli olmadığında, onu icat etmek veya irade ile elde etmekse mümkün değildir. onu icat etmeye yeltenmek, tok birinin ‘ben yemeğe karşı iştah duymayı ve ona meyletmeye niyet ettim!’ veya kalbi aşık olmayan kimsenin ‘ben filana aşık olmaya, onu sevmeye ve kalbimde büyütmeye niyet ettim!’ demesine benzer. böyle bir niyet muhaldir. hatta kalbi bir şeye yöneltmenin imkanı yoktur. bu ancak sebeplerini hazırlamakla mümkün olabilir. bu da bazen kişinin kudreti ve gücü dahilinde bazen ise gücünün üstünde olur.”(ihya-gazali)

görüldüğü üzere gazali hazretleri amellerin ruhu olan niyetin hakikatini çok güzel beyan etmiş. ne diyor? “bu ancak sebeplerini hazırlamakla mümkün olabilir”

işte sır burada…

günümüz şartlarında sözü edilen sebebin en büyüğü ve belki de yegane yolu ilmek ilmek örülmüş, lif lif dokunmuş tezatsız, çelişkisiz iç tutarlılığı yüksek bir dünya görüşüne sahip olmaktır.

dünya görüşümüz hayatımızın her sahasına hatta gece rüyalarımıza kadar sızmış olacaktır. oturuşumuz, kalkışımız, harekete geçişimiz o dünya görüşüne nispetle cereyan edecek ve tüm eylemlerimizi tek bir gayeye bağlayacaktır. işte bu hale gelmiş bir kimsenin niyetleri çoğu zaman otomatikman ve herhangi bir çabaya gerek kalmaksızın hakk üzerinde sabit durumdadır. kimi zaman da az bir gayretle niyet tashihi gerçekleşir.

kısaca, kişinin niyetinin safiyeti bilincinin derecesine endekslidir. neticede iş nereye varır? sağlam bir dünya görüşüne sahip olmak ve yüksek şuur mertebelerine erişmek niyet konusunda anahtardır. diğer türlüsü klişe gevelemek olur.

dünya görüşü sadece niyet konusunda değil, topyekün kurtuluşumuzun kapısıdır ve vesile-i âzamdır. hatta ve hatta başta “bilimsel pozitivist paradigma” olmak üzere, tüm bâtıl görüşleri yutacak olan Musa’nın âsâsıdır.

isnetus 25.03.2019 13:24 ~ 13:26

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu