Reenkarnasyon tamamen bâtıl bir inançtır.
uzakdoğu spiritüalistleri ise ısrarla reenkarnasyondan bahsederler.
niçin biliyor musunuz?
çünkü her insan doğduğunda derhal ona bir adet cinni şeytan musallat olur. o şeytan onun kardeşi hükmündedir artık ve ölümüne kadar da ondan ayrılması mümkün değildir. öldüğünde ise ayrılıp bir müddet sonra yeni doğan başka bir bebeğe naklolur. bu böyle gider kıyamete dek…
işte bu reenkarnasyon iddiasındaki spiritüalistler, bilinç olarak şeytan aşamasında kalmış ve bilinç olarak kendi şeytanları ile bütünleşmiş durumdaki kimselerdir. dolayısıyla hatırladıkları geçmiş hayatlar da kendi şeytanlarının kayıtlarından başka bir şey değildir. kişisel şeytanlar konakçısı olduğu şahıslara dair ne varsa hepsini bilirler ve bu bilgiler onlarda kayıtlı durumdadır.
bizlere melekût ilmini sunan peygamberler ve onların varisi konumundaki asfiya ve evliya, reenkarnasyon inancının kesinlikle şeytani ve bâtıl olduğunu bildirmişlerdir.
ölümle birlikte biyolojik bedenini kaybeden ruh, yüksek titreşimli dalga boyutu olan berzah alemine intikal eder. intikal ettiği anda da oranın materyalinden kendine yeni bir avatar beden derler. bu açıdan ölüm aynı zamanda başka bir boyutta yeniden doğuştur. aynı şekilde kıyamet sonrası mahşer meydanında, cennet veya cehennemde ruh oranın ortamına uygun yeni avatar bedenler edinir kendine. mesela cennet bedeni saf nurdandır. dünyaya geri dönüş hiçbir aşamada hiçbir şekilde mümkün değildir.
bu konuda benim de şahsi deneyimim olmuştu önceki senelerde. kişisel şeytanımla karşı karşıya kaldığımda sormuştum ona, benden önce kaç kişiye musallat oldun diye. 220 kişi demişti…eğer ondaki veri tabanını okuyan ben idiysem, aldığım bilgi doğrudur muhtemelen. bu 220 kişi benim renkarnasyonlarım değildi elbette. sadece şeytanımın sırayla musallat olduğu ayrı ayrı şahıslar idi. şimdiki konakçısı da ben idim…



