Sevgili
Nerdesin?
soğuk demir dövülmüyor, olmuyor, nerdesin? hz davut değilim ki ben, demir elimde mum gibi erisin… benim yangınım gönlümde. ateşim ancak içimi, beni yakıyor. yüreğim alev alev yanarken, bedenim tir tir titriyor, üşüyorum.
kimsesizliğe razı gelmiştim ben; sensizliğe değil. ne zaman girdim bu karanlık kuyuya, ne vakittir burdayım bilmiyorum.
yalvarırım! al artık sırtımdaki şu yükü. belimi çatırdatan cahilliğimi taşıyamıyorum, dayanamıyorum. yenilmek için savaşmıştım ya ben, yenildim işte, nerdesin?
dünyanın derdine düşenler aşk’tan konuşur oldu buralarda, nerdesin?
bir cümlene bin şerh yazıyorlar, yazdıkça uzatıyor, uzattıkça uzaklaşıyorlar.
oysa suskunların suskunluğu bitmedi hala.
“ey bülbül! sen git de aşkı pervaneden öğren. o ne şakıdı, ne öttü. gitti doğrudan ateşe attı kendini”
derdim onların söylemek istedikleri değil. ben isimlerden resimlerden geçmek isterken, omuzlarıma yeni yük koymaya çalışıyorlar. nerdesin ey sevgili!
gözyaşlarım kurumuyor hiç,
nerdesin?


