Din, Evrensel Düzen ve SünetullahVahiy-İlham

Dini Nedenleri Olmadığı Halde İyilik Yapan İnsan

Dini nedenle iyilik yapmak ne ya hu?

din deyince ne anlaşılıyor bizim toplumda?

tahtında oturan, etrafı pır pır kanatlı meleklerle çevrili, aksakallı süpermen irisi bir hümanoid varlık. bayağı iri bir şey… tanrı…bu varlık esip gürlüyor. emirler yağdırıyor. kızdırırsan sonun feci… ateşe atttırır seni…namaz, oruç vs. ibadetler ne? bu varlığa kendini beğendirme, gururunu okşama, hatta yalakalık yapma faaliyetleri…

farkında olsun olmasın, müslüman ateist herkesin bilinçaltında böyle bir tanrı figürü vardır. son derece ilkel bir tanrı anlayışıdır bu. daha doğrusu bu tanrı egonun hariçte vücut bulmuş halidir… yani ego kendini dışa projekte ettiğinde tanrı şeklinde belirir. ego öldüğünde ise onunla beraber tanrı da yok olur. “la ilahe illallah” demiş oluyor böylece o kişi ve şu hadisin manası o kimsede açığa çıkıyor: “bir kez la ilahe illallah diyen cennete girer”.

peki ego nedir?

bizimle hak ve hakikat arasındaki en büyük perdedir ego… paradoksa bakar mısınız? ego bizimle hakk arasına girerken kendi dinini ve tanrısını üretiyor. sahte bir din ve onun tanrısı.

emmare mertebesi bilinci istisnasız tüm insanlarda bu şekilde çalışır. müslümanlar da buna dahildir. müslümanlar o tanrı figürüne “allah” etiketi yapıştırırlar. ayet ve hadisleri de o tanrı etrafında örgüledikleri ve din adını verdikleri dogmayı imal etmek için dokuma malzemesi olarak kullanırlar.

işte bu noktada isnetus devreye girip daha önce hiç yapılmamış ve duyulmamış bir şeyi orta attı: insanlara “sakın kuran ve hadis okumayın, yalnızca mesnevi ile yetinin” dedi.

evet bu görüşümde ısrarlıyım. emmare mertebesinde olup, ego zindanında zincirli, prangalı olan kimsenin kuran ve hadis okumaya hakkı yoktur. aksi takdirde kuran ve hadisi kendi necis kurgusuna örgü malzemesi olarak kullanacak ve büyük suç işlemiş olacaktır. öte yandan egosuna istinaden uydurduğu ve üzerine islam etiketi yapıştırdığı dogması yetersizliği nedeniyle çeşit çeşit tepkilere yol açacak, türlü inkarlara ve sapmalara sebebiyet verecektir. kişisel planda ise ayet ve hadisi kendine oyuncak edinip ebediyen o karanlık ego zindanında mahpus kalacaktır. bu yolun sonu afganistan, pakistan’dır. kafasına abd bombaları yağarken, “allahuekber” diye çığlık atmaktır…

bizim din tanımımın ise başkadır. din sünnetullahtır; yani evrensel düzenin kurallarıdır bize göre. tabiat kanunları dahi o kurallardan bir kısımdır. dine uygun yaşamak ise evrensel kurallara uyumlanmak demektir. kısacası, ortada dogma falan yoktur. bu noktada bir zaviyeden, din ile bilim iç içe geçmekte ve aralarında ayrılık gayrılık kalmamaktadır. bir nokta hariç: bilim tümevarım yoluyla hakikate yürürken, peygamber ve evliya hakikati doğrudan tadıp sonra madde planına indirgerler. bu da tümdengelim yöntemidir. sanat, şiir, müzik, edebiyat dahi aynı şekilde ilhamla ve tümdengelim metoduyla çalışırlar.

bu kadar izahtan, egoyu, tanrıyı ve dini masaya yatırdıktan sonra başa dönelim: dini nedenleri olmadığı halde iyilik yapan insan?

yok böyle bir şey!

iyilik yapan herkes egosunu beslemek için yapar. din min, şu bu…değişik kılıflar giydirmek, alttaki asıl motivasyon kaynağını saklayamaz keskin gözlerden…

peki kim egosu için iyilik yapmaktan kurtulmuştur?

egoyu aşmış, tanrıyı öldürmüş ve hakka ermiş kişi…

yalnızca o hakk için yapar, ne yaparsa…

isnetus 01.08.2019 12:03

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu