İkinci Dünya Savaşını Naziler Kazansaydı
İki toplum karşı karşıya geldiğinde, daha adil olanı veya hak ve hakikate saygısı daha çok olanı galip gelir. nicelik olarak zahiri güç unsurları(tank, top, uçak) gerçekte belirleyici değildir; daha doğrusu, hakka daha çok sahip çıkan taraf, zaman içinde ister istemez görünür güç unsurlarında ileri geçer.
ikinci dünya savaşı akabinde amerika’nın küresel hegemon güç statüsüne yükselmesi boşuna değildir. demek ki, hakka en çok sahip çıkan onlarmış. savaşın sonlarına doğru almanya’nın yenildiği iyice ortaya çıkınca, alman askerleri ruslara değil, amerikan askerlerine teslim olmak için birbirleri yarıştılar; çünkü onların daha adil ve insancıl olduklarını biliyorlardı. ruslara teslim olmak zorunda kalanların pek azı geri dönebildi evlerine. ezici çoğunluğu eziyetler içinde ölüp gittiler.
burada önemle belirteyim ki, hakka ve hakikate sahip çıkma dediğimiz olgu, bir kişisel tercih meselesi değildir. “tamam, bundan sonra daha adil olalım” demekle olacak iş değildir bu. toplumsal bilincin ulaştığı genel seviye ile alakalıdır.
islam aleminin halini ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
“ama nasıl olur, biz allah’a iman ettik, onlar ise kâfir”…
tabi tabi…
uzun ve ayrıca ele alınması gereken bir mesele…



