Nörolog daniel levitin’in ortaya attığı “10 bin saat kuralı” diye bir kavram var. levitin’in fikrinden yola çıkan malcolm gladwell’e göre, eski zamanlardaki “doğuştan dâhi” tanımının yerini, artık işini çok iyi yapan üstün başarılı insanlar almış durumda. ve bir işte “deha” sayılabilmek için o konuda ortalama bir istidat yeterli. eğer bu yeteneğin üzerine 10 bin saat kuralını koyarsanız deha olmanız işten bile değil. yani ister marangoz olun, ister matematikçi, mimar veya şarkıcı, herhangi bir konuda 10 bin saat pratik yaptıysanız, yani 10 yıl boyunca haftada 20 saat mesela, o alanda deha, en azından büyük bir usta olmanız kaçınılmazdır.
tamam çok güzel söylemişler, meseleyi kavradık; ama bir konu üzerinde aksatmadan her gün 2-3 saat çalışabilmek, gereken enerjiyi motivasyonu bulabilmek nasıl mümkün olacak? malumdur ki, insanoğlu tembelliğe ve keyfine düşkün bir yaratıktır.
işte o motivasyonun kaynağı aşktır. aşk da dönüştürülmüş, yüceltilmiş libidodan ibarettir ve de ehlinden öğrenilmesi gerekir.
kin, nefret, hırs gibi olumsuz duygular da motivasyon kaynağı olabilirler elbet. ancak hem bu olumsuz duygular insanı içten içe kemirirler, tüketirler, hem de uzun vadeli enerji kaynağı olamazlar. bir noktadan sonra psikolojik olarak yıkıma sebebiyet verirler. zira dark side yöntemlerinin sonucu baştan bellidir.



