Allah rahman’dır, mahlukatına karşı rahmeti çoktur; müminlere karşı ise fazladan şefkati vardır; yani rahîmdir.
başımıza gelen belalar, kendi nefsimizin bize ezasıdır; çünkü varoluşta etki-tepki kanunu vardır. varoluşa salıverdiğimiz manalar az müddet sonra bumerang gibi gelip bizi bulur. kaçınmak mümkün değildir.
hayır ve şerri Allah’a bağlamamız, düzen kurucunun ve düzeni ayakta tutanın* o olmasından dolayıdır; yoksa düzen otomatik olarak işliyor. ayrıca, başımıza gelen belalar hak ettiğimizin cüzi bir kısmıdır; çünkü evrene bıraktığımız negatif manalar bize aynen dönmüyor, zayıflatılmış olarak geri dönüyor. pozitif manalar ise niyete göre değişen oranlarda kat kat güçlendirilmiş olarak geliyor. işte sisteme bu özelliğin eklenmesi, merhamet ve rahmet sebebiyledir. eğer Allah bize tam adaleti üzere ceza kesseydi çok daha feci durumlara düşerdik; ama o öyle yapmıyor, cezayı asgari hadden kesiyor, mükafatı ise azami hadden veriyor; çünkü bize karşı fazlasıyla merhametli; müminlere de ayrıca şefkati var.
o cüzi cezanın dahi kesilmesi gerekiyor. aksi takdirde nefsimiz terbiye olmaz ve daha çok azar. bu da o’nun rab(terbiyeci) oluşuna uygun düşmez. mesela okuldan kaçan bir çocuğun babası, çocuğuna bir ceza verdiğinde, gerçekte bu ceza değil gizli bir merhamettir. çocuğun ahlakını düzeltmek için alınmış bir tedbirdir. başımıza gelen tüm belaları bu misale kıyas edebiliriz.



