İtiraz 1
Tasavvuf ehli için itiraz yol kesicidir. günümüz dünyasının serkeş insanları içinse tamamen sıradan ve olağan bir davranıştır.
itiraz denilen ağır hastalıktan beni kurtaran ve tedavi eden zat, İmam-ı Gazali hazretleri olmuştur. o bana meseleyi uzun uzun anlattı ama ben size kısaca özünü şöyle vereyim, “kimden gelirse gelsin karşılaştığın fikirleri direkt silip atma. hele de hakikat ehlinden duyduğun sözleri asla reddetme. anlayamıyorsan, ne kabul ne de reddet ve rafa kaldır o duyduğunu. ola ki, ilerde farklı bir derinlik ve hassasiyet kazanırsın ve o sözden muradı anlarsın.
en azından bu rafa kaldırma ve “şimdi bu sözü anlamıyorum ama ilerde belki manası kalbime düşer” niyeti olmazsa, kişi kendini hakikatten perdelemiş olur. zira itirazın, inkarın, reddin cezası, kişinin karşı durduğu o hakikatten mahrum kalması şeklinde ortaya çıkar.
sıradan insanların sözlerine karşı da itiraz etmek anlamsızdır. boş sözlere zaten tepki vermek gerekmez. ne demiş eskiler? cevabül ahmak essükût(ahmağa verilecek cevap sükûttur). kimi zaman da sahibi bilmese bile hak kendini avamdan hatta küçücük bir çocuğun dilinden bile size kendini gösterebilir. temkinli olmak lazım. bu işler hiç belli olmaz.
velhasılı kelam, itiraz denilen çirkin hasletten kendimizi mutlaka kurtaralım. hakikat ehline karşı edep ve saygının bir gereği olarak; halka karşı ise sükût neviinden…



