
24- Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: güzel bir sözü, kökü
(yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).
25- (o ağaç), rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. öğüt
alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
26- kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden
ayakta durma imkânı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.
27- Allah teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında
hem de ahirette sapasağlam tutar. zalimleri ise Allah saptırır. Allah
dilediğini yapar.
“güzel bir söz…” yani güzel, temiz bir nefs. nitekim, daha önce
Hz. İsa’nın (a.s) kelime olarak isimlendirilmesine değinmiştik. “güzel bir
ağaç” gibidir. ayrıca kur’an’da güzel sözün zeytine, hadiste de
hurmaya benzetildiğini biliyoruz. “kökü sabit…” itminan ile, inancın
burhanlarla pekiştirilmesi ile sabittir. “dalları gökte…” ruh göğündedir
dalları. “yemişini verir…” marifet, hikmet ve hakikâtten oluşan
meyvelerini “her…” vakit “rabbinin izniyle” kolaylaştırmasıyla,
müyesser kılmasıyla, sebepleri uygun kılıp başarılı kılmasıyla verir.
“kötü…” nefsin “misali…kötü bir ağaca benzer…” ebu cehil
karpuzu gibi meyvesi acı ağaca benzer. “gövdesi yerden koparılmış.”
kökü kesilmiş bir ağaca benzer. bunun nedeni ise, içindeki karışıklık,
inancının bozukluğu ve bir şeyde karar kılamamaktır. “Allah….iman
edenleri…sapasağlam tutar.” hakiki delile dayanarak yakini imanla
inananları sağlamlaştırır. “dünya hayatında…” maddi hayatta. şeriatta
istikamet üzere oldukları, geçim temininde fazilet ve adalet yolunu
izledikleri için. “ahirette…” ruhani hayatta onları sağlamlaştırır. tarikatta
hakk’ın nuruyla hidayete erdikleri, marifetleri elde etme hususunda
Allah’tan bir basiret, rablerinden bir beyine üzerinde oldukları için.
“zalimleri ise Allah saptırır.” her iki hayatta da onları saptırır. nefsin
sıfatlarının hazlarına bağlandıkları, hakk’ın nurundan perdelenmelerinin
sonucu olarak hayret içinde kaldıkları için istidatlarının eksikliği
yüzünden onları saptırır.
(ibrahim suresi, tefsir-i kebir tevilat, muhyiddin-i arabi)



