Ayhan Sicimoğlu 1
Ben bu adamın bir kaç programını seyrettim youtube’da. tam bir ehl-i keyif ve dünyanın tadını çıkarmaktan hoşlanan biri olduğu intibaı edindim.
dünyanın tadını çıkarmakta sorun var mı?
bu sorunun cevabı hangi gözle ve özle baktığınıza göre değişir.
emmare mertebesindeki şuur(ruhun kendini madde seviyesine indirgediği ve maddede fâni olduğu aşama) nazarında dünya bir gelin gibidir. ona öylesine güzel ve çekici görünür. onun tüm hazlarını almak, tatmak, yaşamak ister. ancak bu hazların tamamı zehirli birer baldır. insanı ebedi bir ölümle öldürürler.
dünyanın tüm nimetleri, makam, mevki, itibar, şöhret hep böyledir. zira şuur bir mertebede tatmin elde ettiği anda, artık o noktada çakılır kalır. ötesine geçmek istemez. mesela el üstünde tutulan bir film yıldızını, şarkıcıyı; büyük itibar ve saygı gören bir bilgini hatta din adamını veya halkın teveccühüne mazhar olmuş bir siyasetçiyi düşünün…bu adamlar hallerinden memnundurlar; değişmek istemezler; arayış içinde değildirler. ancak rahatsız olan, tatminsiz olan kimseler başka şeylerin, yeninin, farklının arayışında olurlar. bu tayfa dahi arayışlarında kendilerini tatmin eden bir konağa rast geldiklerinde orada karargah kurmaktan çekinmezler. insan böyledir.
yaran kabuk tutmasın her an deş tazelensin!
sen ağla gafil gülsün,nâdan yelpazelensin!
(nfk, 1977)
bizim için rahat, rahatsızlıktadır.
bulmak bulamayıştır.
bizler bulamamacasına ararız. ancak tüm bunlar, “öyle olsun” demekle olmuyor elbet. her şey için yol yordam ve usul bilgisi gerekir. bizdeki yarayı sürekli deşen ve müzmin haline getiren aşktır. zira aşık olan kimse sevgilisi haricinde hiçbir şey ile tatmin olmaz.
İbrahim a.s. “ben batanları sevmem” dedi. bizler de onun öğrencileri olarak batanları sevmeyiz. ayhan sicimoğlu gibi maldivler’de tropik adada keyif çatmayı marifet saymayız.
gelmişsin bu yaşına; üç gün sonra öleceksin. tüm o güzellikler(!) geride kalacak veya hastalanırsan yataktan çıkamaz hale geleceksin; o durumda dünyanın güzelliklerinin bir anlamı kalmaz artık senin için. hatta ve hatta o cennet diye gösterip emmare şuurlarının ağzını sulandırdığın tropik adanın yerle bir olması, bir tayfuna, bir hortuma bakar…dünya işte böyle bir yerdir. daha savaş, ölüm, kıtlık vs. gibi insanlığın başındaki sair belalara hiç değinmedim.
netice-i kelam, dünyayı yüksek şuur mertebelerine ermek için bir eğitim okulu görmek yerine, eğlence ve haz mekanı olarak saymak büyük sapkınlıktır; sonu felakettir. ders dinleyeceği yerde, okuldan kaçıp atari salonuna giden çocuk kafasıdır bu.



