Din, Evrensel Düzen ve Sünetullah21. Yüzyıl İslam AnlayışıBilimsel Pozitivist ParadigmaDiyalektikDünya GörüşüEsma-ül Hüsna ve TecellileriHakikatSanayileşme Süreci ve Altyapı

Dinlere Neden İhtiyacımız Var

Din konusu gündeme geldiğinde, her zaman olduğu gibi, safsataya düşmeden değerlendirme yapabilen pek çıkmamış.

bunun sebebi de, soyutlama yetersizliği yüzünden ezberleri, klişeleri aşıp manaya nüfuz edememek…

öncelikle soyut anlamda dinin tanımını yapalım ki, taşlar yerine otursun: din, insanın en genel çerçevede oluşturduğu dünya görüşüdür, evren algısıdır, zihninde çalışan işletim sistemidir(sözü edilen dünya görüşlerinin babaları da, doğuştan özündeki hakikate erişim yeteneği bulunan ve böylece üstün bir görüşe kavuşan bazı zatlardır).

hemen örneklemeye geçelim:

mesela biri çıkıp da, “ben dinlere inanmıyorum, benim dinim yok, ben bilime inanıyorum” derse işte al sana kocaman bir safsata…tamam klasik anlamda dinleri bırakmışsın; ama adına her ne dersen de, sonuçta sen de öyle veya böyle bir dünya görüşüne, evren algısına, evrenle ve çevre ile etkileşime girmeni sağlayan zihninde yüklü bir işletim sistemine sahipsin.

biz senin bu dinini, “bilimsel pozitif paradigma” olarak adlandırıyor ve onu modern çağın yaygın, baskın ve hâkim dini olarak görüyoruz. aslında pek bir şey yapmamışsın; kendini akıntıya bırakıp yaşadığın dönemin hâkim dinini, paradigmasını benimsemekle yetinmişsin yalnızca.

ayrıca belirteyim ki, senin klasik dinleri değerlendirmen ve tanrı fikrin çok komik ve ilkokul çocuğu seviyesinde kalmış durumda.

mesela “600’lü yıllarda köleliğin kaldırılması mümkün değildi. zira köleliğin kaldırılması sanayileşme ile ilgilidir. köle emeği ile tarımsal üretim yapabilirsiniz; ama onları fabrikada çalıştıramazsınız. zira fabrikada çalışacak insanların belli bir eğitim ve formasyondan geçmesi gerekmekte; o süreçten sonra da artık bambaşka ve adına “işçi” denen kategori ile karşı karşıya kalmaktayız” diyoruz.

bu yarım akıllı, ilkokul çocuğu seviyeli arkadaş hemen, “ama koskoca tanrı o; emretsin kölelik kaldırılsın; istese emrederdi” diyor.

“allah zatı itibariyle alemlerden gânidir”

ne demek bu biliyor musun?

allah’ın zatı itibariyle evrenle ilgisi yok demektir. evren, ilahi isimlerin yansımaları olarak ortaya çıkmıştır ve isimler arası dengeler sebebiyle muazzam bir matematik denklem ve bir sistem olarak zuhur etmiştir. hakîm(hikmetle yapan) ismi bunu gerektirmiştir.

tarım toplumunda kölelik kurumu zorunlu olarak ortaya çıkıyorsa, işte o dahi ilahi hikmet veya evrensel düzen gereğincedir. o zamanlar “kölelik” olmasaydı, şimdi de “işçilik” olmazdı. sistemin zaman içindeki evrimi bu şekildedir ve bunların hepsi ilahi hikmet çerçevesinde cereyan etmektedir.

diğer yandan klasik dinlerin mensupları da ayrı vakadır… onlar dahi manaya nüfuz edecek derinlikten mahrum oldukları için şekle saplanıp kalmış durumdadırlar. o yüzden bir türlü ortaçağ kafasından sıyrılamıyorlar. 21. yüzyılda hâlâ ortaçağı yaşamaya çalışıyorlar. bu nedenle sürekli zemin kaybediyorlar ve marjinalize oluyorlar. işte onların bu ısrarı, aynı zamanda senin varlık sebebindir. zira yanlışta ısrarın tepki uyandırması ve karşıtını, antitezini doğurması diyalektik yasalar gereğince kaçınılmazdır.

biriniz bilimperest, diğeriniz de ortaçağcı olarak birbirinizi var ediyorsunuz. kısacası körler ile sağırlar birbirini ağırlıyor…

sonuçta iyi kötü herkesin bir dini, dünya görüşü, benimsediği bir paradigma vardır. aksi ise mümkün değildir; tıpkı işletim sistemi yüklenmemiş bir pc’nin mümkün olamaması gibi…insan zihninden dini veya dünya görüşünü çıkarabilsek veya ekstrakt edebilseydik, derhal bitkisel hayata düşerdi…

isnetus 27.05.2023 11:08 ~ 11:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu