Teslimiyet dediğimiz olgu egonun tam zıttı bir kavramdır. o yüzden ego için dayanılmaz, kabul edilemezdir teslimiyet.
elbette teslimiyetin özü Allah’a teslim olmaktır. ancak pratikte Allah’a teslimiyetin bir anlamı yoktur. karşında somut ve sürekli diyalog içinde olduğun bir varlık yok ki, her emrine boyun eğesin. (bu şuur seviyesine gelmiş olan müstesna şahıslar bahsimiz dışıdır)
bu noktada bazıları kuran var diyecektir. ancak ego için manevra alanı varsa, o iş orada biter. kuran demek yorum ve tevil demektir. herkes en doğru kuran yorumunun kendisininki olduğunu iddia eder. dikkat ediniz, kimin yorumunun doğru olduğu değildir öncelikle görmemiz gereken bu noktada…ortada birden çok yorumun olmasıdır, hatta insanların farklı yorumlar sebebiyle savaşmasıdır.
kuran’ın bu kadar spekülasyona açık bir metin olduğu besbelli iken; isteyenin istediği gibi ayetleri kendi pozisyonunu meşrulaştırmak için kullandığı apaçık iken, “ama benim yorumum gerçekten doğru veya ben yorum yapmıyorum direkt ayet söylüyorum” diyen net olarak özürlüdür.
kısacası bu noktada demek istediğim şu: kuran yoruma açık bir metin olduğu ve egoya manevra alanı bıraktığı için, “ben kuran’ın emirlerine itaat ederek Allah’a teslim oldum” demekle ego imha edilmiş olmayacaktır. dolayısıyla maksat da yerini bulmamış olacaktır. zira ego yorum ve tevil ile varlığını sürdürecektir. teslimiyet yani islam ise sıfır ego demektir. tam olarak varlıktan soyunmak demektir…
sahabe Allah’a teslimiyeti, peygamber efendimize teslimiyet olarak anlamış ve uygulamıştır. zaten doğal olanı da budur. soyut bir varlığa karşı veya bir metne karşı tevile gidebilirsin ama karşındaki somut bir varlığa ya itaat edersin ya da isyan edersin; kaçış veya manevra alanın yoktur. işte insanın Allah’ın halifesi olması budur. tüm ilahi özellikler beşer kisvesinde somutlaşır ve görünür olurlar.
gerçekte “Allah’a teslim oldum” diyen, zorunlu olarak “Allah’ın halifesine teslim oldum” demektedir. halifeyi bulursan tabii…aksi takdirde(güya) islami pratiğinle bir mescid-i dırar da sen inşa etmiş olursun…
not: hariciler kuran’ı sular seller gibi bilirdi. her işlerini ayetlerle yaparlardı. kimse kuran bilgisinde onlarla aşık atamazdı. secde etmekten alınları nasır tutmuştu. peki ne yaptı bu tayfa? Hz. Ali’ye isyan ettiler ve onunla savaştılar. peki Hz. Ali kim? halife…iki ayaklı kuran…peygamber dönemine bu kadar yakın olanların başına bunlar geliyorsa, bizim gibi uzakların başına neler gelmez…bir zerrecik ego idi haricileri mahveden…
bir de “bilim”e teslim olanlar vardır malumunuz. uzun bir mesele…ona şimdi girmeyelim…



