Siyaset

Medya

Herhangi bir gazeteciyi veya medya mensubunu öven birilerini görürsek, ona rahatlıkla acıyarak bakabiliriz.

zira;

iki ihtimalden birisi söz konusudur:

1. bu şahsın türkiye’nin düzeni hakkında en ufak bir fikri yoktur.

2. aslında gayet düzenin farkındadır ama o da kendi çıkarları gereği pozisyon almıştır.

siyaset özü itibariyle zaten süfli bir işken, bizim gibi ülkelerde iyice zıvanadan çıkmıştır. o derece ki, siyasete ucundan kıyısından bulaşanın artık temiz kalması mümkün olmamaktadır.

sebep de ganimet sistemidir.

bizde kemalizmin lanetli bir mirası olarak devasa bir kamu sektörü oluşmuş ve en büyük işveren her zaman devlet olmuştur. türk insanının en büyük amacı devlete kapağı atmaktır. bu da büyük ölçüde siyaset yoluyla mümkün olmaktadır.

iktidarı alan parti, büyük bir ganimete konmuş edasıyla tüm kamuyu kendi taraftar ve militanları ile doldurur. devlet ihaleleri de yine yandaş şirketlere gider. haliyle iktidar partisine mensup ve yakın değilseniz kamu kaynaklarından zırnık koklayamazsınız.

bu durumda muhalif partiler ve mensupları büyük bir hırsla mücadeleye girerler. iktidarı düşürmek için gayri meşru yollar da dahil her yolu denerler. yapabileceklerinin herhangi bir sınırı bulunmaz. ellerinden ne geliyorsa ardlarına koymazlar. bir şekilde iktidarı kazanırlarsa büyük ganimet onların olacaktır çünkü. ideolojiler işin suret kısmıdır veya bir araya gelme vesilesidir. işin aslı ise kaynak paylaşım savaşıdır.

işte bu noktada basın, yayın, medya büyük önem taşımaktadır. kitle üzerinde muazzam bir propaganda kampanyası başlatılır. medya mensupları, gazeteciler ise bu kavganın paralı askerleri ve tetikçileridir. kitleyi yönlendirme ve kamuoyu oluşturma konusunda ne kadar maharetli iseler ücretleri de ona göre yükselir.

kısacası dünyalık elde etmek ve maişetini temin etmek için gruplar kamunun kaynaklarına ulaşmak istiyorlar. bunun için birbirleri ile savaşıyorlar ve bu noktada propaganda için paralı asker ve tetikçi tutuyorlar.

düşük bilinçli olduğu için propaganda kurbanı olan tipler de gelip burada tetikçi ve paralı asker övüyorlar. rakip kanattaki tetikçilere ise kin kusuyorlar. tabii başta da belirtiğimiz gibi neyin ne olduğunu bilen ama âlî çıkarları gereği bunu yapan da var. onlar mı yoksa propaganda kurbanı saftirikler mi daha zavallı açıkçası ben pek karar veremedim.

işte burada anlatılan sistem aynı zamanda geri kalmışlığın da mekanizmasını oluşturur. çözüm ise devletin küçültülmesi, kamu sektörünün minimize edilmesidir. tüm bu rezilliklerden kurtulabilmek ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir.

devlet, insanların kötülüğünü dengelemek için “dark side” aleminden ithal edilmiş bir canavardır. bu canavardan iyi bir şey çıkması mümkün değildir. ancak ona da elimiz mahkum olduğuna göre ne kadar az gölge ederse o kadar iyidir.

zâhir plandaki devletin iç alemimizdeki karşılığı ise egodur. aynı şekilde o da dark side alemine mensuptur.

zâhirdeki gazeteci ve medya mensuplarının iç alemimizdeki karşılığı şeytanlardır.

“de ki: cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin şerrinden, insanlarn rabbine, insanlarn melikine, insanların ilahına sığınırım” (nas suresi)

ayetler hem iç aleme hem de dış aleme bakmaktadır. önce rab, sonra melik, sonra ilah denmesinin de sırları vardır. ancak o konuya girmeyelim şimdi.

isnetus 25.05.2020 08:44

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu