İlaç İçtim İyileştim Diyen Dinden Çıkar
Şifayı ilaçtan veya hekimden bilmek, münferit bakış açısıdır ve egoya aittir.
ego kendisini bağımsız ve güç sahibi sandığı için, herkesi her şeyi de öyle zanneder ve öyle değerlendirir.
halbuki bizler de dahil hiçbir varlık bağımsız ve kendi başına buyruk değildir; devasa bir sistemin dişlisi, çarkı, muazzam bir ordunun neferidir. en basit bir oluşun ardında bile binlerce başka etken gizlidir.
yediğimiz ekmeğe bakın…ilk başta buğday ekiyoruz kendiliğinden oluyor gibi gözüküyor değil mi? halbuki güneşin, bulutun, belki dünyanın manyetik alanının, belki güneşin galaktik düzlemdeki yolculuğundaki konumunun vs. dahi o buğdayın olgunlaşmasında etkisi vardır. hatta bilmediğimiz daha pek çok başka müdahil etkenin dahli kuvvetle muhtemeldir.
bir şeyin olması veya olmaması için tüm evrenin desteğini veya kösteğini elde etmemiz gerekmektedir. evren bütünleşik bir yapı olduğu için bu böyledir. demek ki bir şey oluyorsa bu dünyada, tüm evrenle etkileşim altında oluyordur. karıncanın üremesinden, bir virüsün yayılmasına kadar geçerlidir bu durum.
insanın hasta olması veya şifa bulması bile tüm sistemle ilgilidir; insanın diğer tüm halleri gibi… insanın eceli bile evrende belki bir yıldızın ölümü ile eşzamanlıdır. o denli her şey birbiri ile iç içe ve ilişkilidir.
bu sistemli işleyişi görmeyen kör gözlü ego, elbette bozuk hüküm verecek ve şifayı münferit bir ilaca bağlayacaktır. halbuki şifa bulmaması gereken, ceza olarak veya başka bir nedenle şifa verilmeyecek bir hasta, asla uygun hekime, uygun tedaviye, uygun ilaca denk getirilmez. bir şeyler mutlaka ters gider. hatta yanlış tedavi uygulanır ve daha beter hasta olur vs…cezasını çektiği, bedelini ödediği için veya başka bir hikmete binaen şifa ihsan edilecek hastanın ise işleri rast gider; ona uygun hekim, uygun tedavi ve uygun ilaç nasip olur.
not: insanların putlaştırılması da yine egonun aynı hastalığından kaynaklanır. tarihte bize insanüstü olarak gösterilen hiçbir lider gerçekte öyle değildir. hepsi de aynı bizim gibi sıradan beşerdir. ancak ilahi hikmet gereğince tüm evren onları desteklemiş, sistem arkalarında durmuş ve böylece büyük sonuçlar ortaya çıkmıştır. kahrolası ve küfür gözlü ego, tüm evrenin gücü ile yükselmiş olan kişiyi sanki o total gücün sahibiymiş gibi değerlendirir ve tanrılaştırıp onu panteona koyar. eğer o kişi dahi kendini öyle bilirse, firavun damgası yer ve cehennemin dibini boylar.



