
Bir arkadaş Hz. Yusuf kıssasını tevil edip bana göndermiş. eline sağlık. güzel bir çalışma olmuş:
“hz. yusuf (a.s)’ın mısır azizi olması;
-kardeşleri tarafından atıldığı kuyunun zahmeti ve zeliha tarafından uğradığı iftira sonucu atıldığı hapis sebebiyledir.
yusuf’un kardeşleri, nefsin haset yönünü,
zeliha ise nefsin şehvet yönünü temsil eder. (nefs, beden)
zeliha’nın yusuf’u arzulaması:
hz. yusuf mısır’a götürülüp köle olarak satıldığı zaman, onu satın alan mısır’ın maliye bakanıdır. bu kişi aynı zamanda zeliha’nın kocasıdır ve islami kaynaklarda ‘’kıtfir’’ adlı biri olduğu belirtilir.
aslında bu kelime iktidarsız manasına gelse de, diğer erkekleri değil de yusuf’u istemesi nedeniyle ‘’kıtfir’’ kelimesindeki iktidarsızlık manası esasen ‘’gönül sahibi olmama’’ anlamına geliyormuş.
bu durumu şöyle yorumladım;
zeliha yusuf (a.s)’i baştan çıkarmak için odasına çağırır. ancak hz. yusuf zeliha’nın arzularına karşılık vermez ve odayı terk eder. giderken gömleği zeliha tarafından arkadan yırtılır.
hz. yusuf’un züleyha’nın odasından çıkarken gömleğinin sırttan yırtılması durumu: günahtan kaçınmadır ve nefsin şehvani isteklerine karşı ettiği fiili duasıdır.
bir yandan da hayatiyet enerjisini yukarı yönlü hareket ettirip kalbe odaklamadır. (aşk, yokluktan varlığa geçme, sürekli yaratılma hali)
zeliha’nın kıtfir kocası yerine yusuf ’ı arzulaması durumu;
zeliha (nefs beden) bir yönü ile ulvi alemleri (tevhidi), beden ile ilişkili olması bakımından ise dünyayı arzuluyor.
nefsani olarak herkes zeliha ile aynı durumdadır. zeliha’nın yusuf’u arzulaması ise tefrikten vahdete yükselme arzusundan yani ruh yönünden kaynaklanmaktadır.
-hz. yusuf aleyhiselam nefsin mahdut ve sıkıcı zahmetlerine sabredip onlara karşı koymak suretiyle dünya saadetine nail oluyor. yani ‘’mısır’a aziz oluyor.’’
-mısır; bilincin hapsolduğu sanal gerçeklik, yani matriks.
-aziz; ‘’yenilmesi mümkün olmayan galip; dengi ve benzeri bulunmayacak şekilde değerli ve şerefli; güçlü ve yenilmez. allah teala yegane güç ve kuvvet sahibi olan mutlak galiptir. o’nu aciz bırakacak hiçbir güç yoktur. dilediğini izzetli, şerefli ve üstün kılar.’’ (aziz entrynizden (bkz: #101214550))
-o zaman aziz; izzet makamı; ölmeden evvel ölenlerin makamı.
-yakup, oğullarına “ yusuf’un kokusunu haddinden fazla arayın” dedi.
hz. yakub (a.s); allah’ın şefkatinin yani rahimiyetinin tecellisi
hz. yusuf (a.s) ; gönül. yusuf’un kokusu: gönül kokusu…
sonuç; ego yani birimsel kurgusal benliğimiz olmadan o kuyunun içine(matrikse, dünya denilen sanal gerçekliğe) düşmemiz mümkün değil.
yusuf (a.s) kuyuya atılmasaydı, köle olarak satılmasaydı, zindana düşmeseydi ne zeliha ruh yönünü keşfedip vahdete, birliğe ulaşabilirdi; ne de hz. yusuf bilincin hapsolduğu sanal gerçeklikten (zindandan, kuyudan) çıkıp mısır azizi olabilirdi.
-la tahzen;
‘’kuyu dibinde kaldın diye üzülme! yusuf kuyudan çıktı da mısır’a aziz oldu‘’



