– İrfan sahiplerinden biri; yaratanına şöyle münacaat ediyordu:
– “ilahî, takdir senin, irade senin ve nefsimdeki marifeti de sen halk eyledin..”
bunun üzerine şu nidayı içinden duydu:
– “ey kulum, bu dediğin tevhîd’in icabıdır; kulluğun icabı değildir.”
bundan sonra, o kul şöyle dedi:
– “ben hata ettim, günah işledim, nefsime zulmettim.”
bu itiraftan sonra, ikinci defa yine bir ses geldi:
– “ben de seni bağışladım, affettim, merhamet eyledim.”
her iman sahibine lazım olan odur ki; yaptığı iyiliği, hakk’ın verdiği başarı ile bile.. şer iş ediyorsa, onu da nefsinin kötü arzusundan olduğunu anlaya.. böyle yaparsa; Allah-ü teâla’nın şu ayet-i kerimede tavsif ettiği kullardan olur:
– «Allah’ın kulları onlardır ki; bir hata işledikleri zaman, ya da nefislerine zulüm ettikte, Allah’ı hatırlar ve günahlarına bağış talebinde bulunurlar. günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki?..» (ali-imran, 135)
(Abdülkadir Geylani’den)



