Faşizm ve Eşcinsellik
Faşizm ile eşcinsellik arasında dikkat çekici bir korelasyon vardır.
uzun zaman anlayamamıştım, hitler’in kabadayıları olan sa’lar(fırtına birlikleri) neden hep eşcinsel idiler? bunların liderleri olan ernst röhm bile namlı bir eşcinseldir.
siz de duymuşsunuzdur pek çok kabadayının, mafya bozuntusunun aslında eşcinsel olduğunu…
bunların ortak karakteristiği sert adamlık şovlarıdır…maço erkek, alfa erkek şovlarıdır…
tasavvufi kaynaklarda şöyle bir bilgi verilir: “kibirlenenleri Allah alçaltır, tevazu sahibi olanları ise yükseltir”
demek ki, evrensel düzenin bir kuralı var, kim sahip olmadığı bir mana ile insanlara gösteriş yapamaya kalkarsa, içindeki bir parçacık, kırıntı neviinden mevcut olan o manayı da yele veriyor ve tümden mahrum kalıyor.
o zaman arkadaşlar insanlara mertlik, erkeklik, maçoluk şovları yapmayalım ki, içimizdeki cüzi bir parça mertlikten mahrum kalmayalım. bilakis insanlara nezaketle, yumuşaklıkla, toleransla davranalım. böylece içimizdeki mana gün geçtikçe zenginleşsin.
bu noktada içimi yakan bir gerçek var ki, o da kibir ve tevazu meselesi. insanlara karşı gerçekten mütevazi olmamız gerekiyor. ancak burada elbette tevazu şovdan bahsetmiyorum. ortalıkta gördüklerimiz hep iç alemlerinde firavun kadar kibirli oldukları halde, dıştan insanlara hoş görünmek için mütevazilik tiyatrosu oynayanlar…
gerçekten mütevazi olmak, gerçekten kibirden kurtulmak… artık o nasıl bir şeyse, ehli bilir…
ya vehhâb, ya vehhâb, ya vehhâb…. bizi kibirden kurtar. bunu lütfu kereminden ihsan et; celal yolundan değil. zira biz ona tahammül edemeyiz.



