Cahil İnsandan Nasihat Dinlemek
Evrende herhangi bir rasgele veya gelişigüzel oluş yoktur.
bir şey oluyorsa, mutlaka öyle olması gerekiyordur. senin iç alemindeki mananın dışa çıkması ve projekte olmasıdır o.
bizim insan olarak vazifemiz, karşımıza çıkan her olaydan, kişiden ders almaya çalışmamız ve onun anlamını çözmemizdir; boşuna çıkmadı çünkü o karşımıza.
diğer yandan, hepimiz bu dünyanın çocuklarıyız. aramızda fark yoktur. kimi noktalarda diğerlerinden fazla bilmemiz, onlardan üstün olduğumuz anlamına gelmez. beyaz efendinin zenci köleleri arasında esasen fark yoktur; hepsi köledir. kiminin evde hizmetçilik yapıyor olması, onu tarlada çalışandan üstün kılmaz. son tahlilde hepsi zenci köledir. bizler de öyleyiz. hatta kendimizi fuhşiyat ile meşgul olmuş kimselerden dahi üstün görmemiz bir tür iblisliktir. iblis de öyle demedi mi? “ben ondan hayırlıyım”…
bir diğer hikmet de şudur: hakkın kimin dilinden ne zaman konuşacağını bilemezsin. allah, hiç ummadığın birinin dilinden sana hitap edebilir. eğer sen o şahsı küçümsediğin için dinlemezsen, hakkı dinlememiş olursun. haktan yüz çevirmiş olursun.
o yüzden eskiler ne demiş?
“her gördüğünü hızır bil, her geceyi kadir bil”.
ancak, bu hikmeti uygulamaya sokmak bile belli bir seviye ister. kolay değildir…



