Şuur (Nefs) MertebeleriAllah'ı Bilmek (Marifetullah)Bilimİlim-İrfanİman ve İnkarMelekNurPeygamberlerŞeytanTarihToplumsal Bilinç

Katı Kuralcılık

Katı kuralcılık aşaması, bilincin hakka doğru olan yükselişinde zorunlu olarak uğradığı bir bölgedir.

çoğu kişinin vehmettiği gibi bilincin katı kuralcılık bölgesine uğraması boş ve gereksiz değildir. bilakis oldukça sağlıklı bir gelişimin göstergesidir. ancak orada takılıp kalmak…işte o hastalıktır.

bu konuyu somut bir örnekten giderek irdeleyelim:

1700’lü yıllarda prusya o zamana dek görülmemiş katılıkta ve disiplinde bir ordu sistemi geliştirmişti. her er adeta bir makinenin dişlisi gibiydi. daha sonra bu katı disiplinli, merkezi yönetimli ordu sistemi tüm dünyaya yayıldı. hatta aynı sistem taylor tarafından endüstriyel üretime uygulandı ve çok büyük üretim artışları kaydedildi.

büyük kitleleri askere almak veya kitlesel üretim yapmak için bu merkezi sistem çok işe yarıyordu. insanlık bu sistem ile önceki asırların dağınık ve başıbozuk hatta yarı anarşik döneminden kurtulmuştu.

şimdi siz tüm bunları göz önüne alarak, katı kuralcılığın insanlık üzerinde bir lanet olduğunu iddia edebilir misiniz?

diğer yandan, katı kuralcılık aşaması bilincin yedi mertebesinden ikincisini teşkil eder. klasik din literatüründe şeriat ve hz. musa ile temsil olunur.

gerek toplumsal gerekse kişisel bilincin bu katı kuralcılık bölgesine uğraması kaçınılmazdır. dediğimiz gibi bu kesinlikle sağlıklıdır. bu bölgeden çıkmak ise her babayiğidin harcı değildir. zira bu bölgeden çıkabilen bilinç, üçüncü kademeye yani isevi bölgeye yükselecektir. bu bölgede varlığın hakikatine bir derece vakıf olunur. ilim ve marifet bölgesidir. bilim ve teknoloji dahi isevi bilincin(ve de deccali bilincin) meyveleridir.

dikkat dikkat!

bu yazının en vurucu noktasına geliyoruz…

bilincin isevi mertebeye yükselmesi için katı kuralcılık aşamasının geçilmesi gerekir. aksi takdirde kesinlikle yükseliş başarılamayacaktır. katı kuralcılıktan çıkışın ise iki yöntemi vardır:

1. inkar: 1400 yıl önce arabın biri uydurmuş bir şeyler. ilkel çöl kanunları bunlar…veya inkar anlamı taşıyan herhangi bir yorum, tevil vs…

kişi bu noktada inkar ile bilincindeki blokajı kaldırabilir ve üçüncü mertebeye yani isevi aşamaya yükselişi gerçekleştirebilir. ancak inkar edenler aynı zamanda melekût ve nur ile ilişkilerini kestikleri için, bu yükseliş sadece suret ve kabuk(enerji boyutu) itibariyle olur. bunlar kendilerini dosdoğru sanmaya devam ederler. mistikleri nur, melek filan da gördüğünü zannetmeye devam eder. hepsi hayal ve seraptır. zira bunlar inkar ile tam ters kutba savrulmuşlar ve isevi değil, düpedüz anti-isa yani deccal olmuşlardır. kendileri farkında olmasalar da artık bunlar iblisin ordusuna dahildirler.

toplumsal bilinç olarak tüm batı ülkeleri, kisisel bilinç olarak da sayısız bireyin hali bundan ibarettir ve bunların hepsi iblisin ordusuna iltihak etmişlerdir(her inkarcıyı da bu tayfadan sanmayalım. inkarcıların çoğu düpedüz sefihtir ve bilinç olarak da en diptedirler).

2. öze intikal: işte katı kuralcılıktan inkara düşmeden kurtulabilen ancak bu tayfadır. bunlar zaten inkara düşmemelerini bu derin ferasetlerine borçludurlar. onların nazarı kabuğu delip geçmiş ve öze ulaşmıştır. böylece kuralın ruhuna ulaşmakla elastikiyete sahip olmuşlardır. örnek: günümüz hukukunda bile yerine göre hâkimin vicdanına göre hareket edebileceği öngörülmüştür; çünkü öyle durumlar vardır ki, sırf katı kuralcılığa bağlı kalınırsa adalet yerini kesinlikle bulmayacaktır. hatta zulme yol açacaktır.

öze intikal etmeyi başaranlar isevi mertebeye yükselirler ve hakiki manada isevi olurlar. eğer bu bölgeyi de baştan başa geçmeyi başarabilirlerse, dördüncü mertebeye yükselmeye hak kazanırlar ki, burası kurt ile kuzunun dost olduğu bir yerdir. deccalların dördüncü mertebeye yükselmesi imkansızdır. deccallar nar(enerji) bölgesinde mahsur kaldıkları için, öldüklerinde cehennem onların tabii mekanı olacaktır. yaşarken ise nasipleri yalnızca hayal ve seraptır.

isnetus 27.05.2022 20:32

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu