Tarihİdeoloji

Sir John Glubb

Sir john glubb oldukça ilginç bir şahıs. “the fate of empires” adlı ufak hacimli ama dolu dolu bir kitabı var.

kitabının çok kısa bir özetini veriyorum:

1. ideolojik ve önyargılı yaklaşımın engel olması nedeniyle tarihten kayda değer dersler çıkarmamız mümkün olmamaktadır.

2. devletlerin genelde 250 yıllık bir yükseliş çağı vardır. ondan sonra çöküş başlar.

3. belirtilen bu ortalama yükseliş süresi 3 bin yıldır değişmemiştir ve yaklaşık on nesle takabül etmektedir.

4. milletlerin yükseliş ve çöküş aşamaları şunlardır:

öncüler aşaması
fütuhat aşaması
ticaret aşaması
refah aşaması
rasyonel akıl aşaması
çöküş aşaması

çöküş döneminin kademeleri ise şunlardır:

savunmaya çekilme
karamsarlık
materyalizm
ciddiyetsizlik
yabancıların istilası
refah devleti
dinin ve inancın zayıflaması

çöküşün sebepleri:

uzun süren bir zenginlik ve güç döneminin gevşeticiliği
bencilliğin yaygınlaşması
aşırı para ve maddiyat düşkünlüğü
görev bilincinin yitirilmesi

netice:

büyük milletlerin tarih içindeki seyirleri inanılmaz bir biçimde birbiri ile benzeşmektedir.

yıkılışları ise, daha çok dış faktörlerin etkisi altında gerçekleştiği için, farklı farklıdır.

tarih, “insan ırkının tarihi” olarak öğretilmelidir; elbette bu arada öğrencinin kendi milli tarihine özel vurgu yapılmalıdır.

not: bu özetin ingilizceden çevirisi şahsıma aittir. kelime kelime çeviri yerine yazarın kastettiği manaları algılayıp olabildiğince kendi kelime ve kavramlarım ile ifade etmeye çalıştım.

isnetus 27.06.2023 15:16 ~ 15:28

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Selamun Aleykum.

    insan bi kimseye olan sevgisini belli ettikçe sevilen mahbubta uzaklaşma meyli mi oluşur ?
    Niçin?
    Onu düşünmeyip önemsemedikçe daha mı çok çeker onu seven?
    Bunu nasıl izah edebiliriz ?

    1. Ego’nun sevgisi de kendine,kendi faydasınadır. Bu sebeple en nihayetinde işler ters gider ve sevdikleri (?) bir bir yüz çevirirler.

      https://www.isnet.us/kimse-tarafindan-cok-sevilecegine-inanmamak.html

      ”işte velayet yöntemi işi bu noktada ele alır ve benliği kazıp altındaki hakkı ortaya çıkarır. o artık hak namına, hak gözüyle bakar tüm varlıklara ve evrene. o zaman kişi her neyi, her kimi severse gerçekte sadece hakkı sevmiş olur. tüm sevgiler, hakkın sevgisinin cüzleri hükmüne girer.”

      İlletsiz sevgi ise egoyu aşmakla olur. Aşağıdaki makalelerde ayrıntılı olarak ele alınmıştır;

      https://www.isnet.us/tag/sevgi

      Not: Siteye yöneltilen sorulara ilişkin cevaplar bizzat İsnetus tarafından değil, site yönetimi tarafından yanıtlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu