
Aç Karnına Kahve İçmek
Ben de “aç karnına kahve içenler kulübü” üyelerinden biriyim. sabah uyanır uyanmaz hemen kendime bir kahve hazırlıyorum.
benim bu tercihimin kaynağı herhangi bir özentilik değildir. tamamen pratik bir amaca yönelik olarak edindim bu alışkanlığı.
bir zamanlar şu gerçeği fark etmiştim: “sabah kahvaltı yapınca öğle vaktinde acıkıyorum. yapmayınca yine öğle vaktinde acıkıyorum. o zaman kahvaltı niye yapayım ki? kahvaltı yapıp acıkacağıma, yapmayıp da acıkayım bari” dedim.
böylece sabah kahvaltısını bıraktım ve sadece bol beyazlatıcılı, çoğu zaman az şekerli, kimi zaman şekersiz, sert bir kahve ile yetinmeye başladım. kahvenin iştahı kesmesi güzel bir olay. bir kez kahve yerine kakao deneyeyim dedim ve derhal vazgeçtim. kakao kesinlikle kahve gibi değil; insanı tok tutmak bir yana, fena halde acıktırıyor.
kahvaltıyı terk etmek bana iki fayda sağladı:
1. bir kısım gereksiz kalori alımından kurtuldum. fit bir beden için bu gereklidir.
2. tasavvuf büyüklerinin koyduğu ölçülere riayet etmiş oldum.
onlar şöyle derler:
1. arifler günde bir öğün ile yetinir.
2. müminler günde iki öğün yer.
3. günde üç öğün yiyen(altbeyin itibariyle) hayvan mertebesinde kalır.
şimdilik müminler mertebesinde tutunmaya çalışıyorum. ilerde arifler mertebesine çıkabilir miyim bilmiyorum.



