Ahmed Hulusi’den Stephen Hawking’e Cevap
Enteresan bir adam ahmed hulusi. tipik bir vahdet-i vücutçu ama her nedense Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin temel öğretilerini göz ardı etmiş. kendini büyük yenilikçi sayıyor ama esasen söylediği hiçbir yeni şey yok. sadece eski büyüklerin ilmini bilimsel bir ambalajla sunmaya çalışmış.
kullandığı bilimsel dil, arka planda çalışan klasik kernel/çekirdek için sadece bir grafik ara birim, ötesi değil. o klasik çekirdek de eskilerin seviyesinde bile değil. nerede Şeyh-i Ekber, nerede ahmed hulusi?
bu zatın iddiasına göre, eski tasavvuf büyükleri ve peygamberler marifetlerini halka mecaz ve sembollerle anlatmışlar. çünkü o devirde başkası mümkün değilmiş. ama artık bilim devrinde yaşadığımız için mecaz ve sembollerin çözümünü bilimsel bir terminolojiyle yapabilirmişiz.
az biraz jung okuyan bile bilir ki, o modası geçmiş tabir edilen sembol ve mecazlar ruhun lisanıdır. on bin yıl önce de, beş bin yıl sonra da, insan şuuraltı hatta kollektif şuuraltı, mesajını bu dille verecektir ve hep bu dilden konuşacaktır çünkü başka dil bilmez o.



