Uyuyarak Gerçeklerden Kaçmak
Dünya hayatının uyku, dünyanın hadiselerinin de uykuda görülen rüyalar kabilinden olduğunu hatırlarsak hepimizin az veya çok yaptığı şeydir, uyuyarak gerçeklerden kaçmak.
felsefeciler bile az çok anlamışlar bu gerçeği: “rüyalarımda şunu bunu yaptığımı, şuraya buraya gittiğimi görürüm; uyanınca da hiçbir şey yapmamış, hiçbir yere gitmemiş olduğumu, uslu uslu yatakta yattığımı anlarım. benim şu anda da rüya görmediğim, hatta bütün hayatımın bir rüya olmadığı güvencesini bana kim verebilir? işte bütün bunlardan, içinde bulunduğum dünyanın gerçekliği tümü ile şüpheli birşey oluyor.” (descartes)
ölümle beraber uykumuzdan kaskatı gerçekliğe uyanırız.
“demişlerdir ki: eyvahlar olsun bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? bu, rahman (olan allah)ın vaadettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğruyu söylemiş” (yasin 52)
gerçek hayata nispetle uyku ve rüyadan ibaret olan dünya hayatı da boşuna değildir elbet. orada ak koyun kara koyun belli olur. yiğit ancak er meydanında ortaya çıkar.
bir yolcu, bir müddet dinlenmek için bir ağacın altına uzanır ve kısa bir müddet uyur. o uyku esnasında rüyalar görür. işte tüm dünya hayatı o rüyalar mesabesindedir. hadis-i şerifte dünya hayatı aynen bu şekilde tarif edilmiştir. peygamberin verdiği bu misal elbetteki aynen hakikattir. mevlana dahi resule uyarak aynı benzetmeyi kullanmış ve başka hakikatleri de ilave etmiştir:
“adamın biri ağaç altında uyurken ağzına yılan girdi. bunu uzaktan gören yiğit bir atlı koştu geldi ve hemen uyuyan adamı uyandırıp kırbaçlamaya başladı ve ona yerden çürük elmaları yemesini emretti. adam korkudan yedi. sonra yiğit, adamı kırbaçlayarak koşturuyordu. zavallı adam çöllerde saatlerce koştu. kan ter içinde kalmıştı. nihayet yere diz çöktü ve başladı kusmaya. yılan çıkıverdi. adam yiğide minnetle baktı ve ‘a yiğidim bunu neden baştan demedin, sana düşman kesilmiştim şimdi minnettarım, canım kurtuldu ‘ dedi.
yiğit, ‘baştan söyleseydim ödün patlar yaşayamazdın. kurtulman için kırbaçlanman, çürük elma yemen ve koşman gerekiyordu’ dedi”
iyi anla!
karnına yılan giren adam sensin. yiğit, hak nebi…kırbaçlar dünyevi eza ve belalar. çürük elma fakirliktir. içinden çıkan yılan ise, nefsin. onu defetmeden kurtulamazsın.
tabii her işin başı, rüyaları doğru yorumlayabilecek bir dünya görüşüne malik olabilmektir, yani dünyanın doğru bir yorumuna ulaşabilmek için gerekli şuura erebilmektir.



