Dünya Bir Rüya
“isnetus ben fark ettim ki, mesele dünya nimetlerine kavuşmak değilmiş. mesele nefsi ıslah etmekmiş. müslüman olsun olmasın, her türden adamın işleri yolunda gidebilir. dünyada refah elde edebilir.
dünya sadece bir rüya. dünyada her işi rast gideninki de tatlı bir rüya; ama o rüyadan uyanınca elinde hiçbir şey kalmayacak.
gökdelenler yapıyorlar; çeşit çeşit teknolojiler icat ediyorlar; ama bunların hepsi rüya içinde olup bitiyor. peki ben bu rüyadan uyanınca elime ne geçecek?
hiçbir şey…
ama kişi niyetini düzeltirse, yalnızca hakk namına iş görürse, o zaman gökdeleni de allah için yapar. her türlü icatları da allah için yapar. böylece yaptıkları sadece rüyada kalmaz; hakikat boyutuna da taşınır.
bir şeyin hakikat boyutuna geçebilmesi için nurlu olması gerekir. onu hakikat alemine yükselten, kanatlandıran ancak nurdur. o da ancak allah için yapmakla olur. aksi takdirde geçemez. hatta alt boyutlara çökmeye başlar; sicciyne doğru, cehenneme doğru…
gökdeleni allah rızasını kazanmak için yaparsan, onu aynı zamanda cennete de yapmış oluyorsun. allah rızasını gözetmeden yaparsan, aynı anda o gökdelen cehenneme de inşa edilmeye başlanıyor, senin için”.
not: bu hakikat çerçevesinde bir örnek de ben vereyim:: kendini günahtan muhafaza etmek ve peygamber efendimize uymak amacıyla evlenirsen, kendine bir cennet eşi bulmuş oluyorsun. sırf nefsani heves ile evlenirsen de cehennem eşi edinmiş oluyorsun. artık o eş ateş olup seni yakacaktır.



