Beklentisiz Olmak
Tevhid ve tevekkül ehlinin hallerindendir. beklenti, nefsin boş heva ve heveslerinden ibarettir. bir kimsede ne kadar çok beklenti varsa o kadar çok hayal kırıklığına uğrar ve akabinde o derece yeise düşer.
böyle bir kimsenin kalbi yol geçen hanı gibi şeytanın müdahalesine ardına kadar açık hale gelmiştir. bu durumda saptıkça sapar. bu sapma bozuk itikat ve düşünceler hatta küfür ve inkara dek uzanabilir. beklentilerinin karşılanması durumunda ise ki bu bir mekr-i ilahidir(allah’ın aldatıcı nimetlendirmesi), ne oldum delisi olur ve kibre düşer. kibir ise şeytanın sıfatıdır.
kısaca, Allah’ın hem senin için hem de yaşadığın toplum için yaptığı takdire razı ol. ötesini isteme…Allah seni senden daha iyi bilir, seni senden daha çok düşünür. kendi cüzi aklınla karışma, karıştırma…
şeyh sünbül efendi talebelerini toplar ve sorar
“cenab-ı hak, şu anda yönetimini sana bıraksa, bu dünyayı nasıl idare edersin?
soruyu dinleyen mürid:
– aman efendim, der. yeryüzünde bir tane namaz kılmayan bırakmadığım gibi bir tane de oruç tutmayan bırakmam. herkesi ibadet ve taâte sevk ederim.
sünbül efendi:
– aferin… salâbet-i diniye onu icab ettirir. allah niyetinin karşılığını versin, dedikten sonra aynı soruyu diğer birine sorar. o da:
– aman efendim, bütün kötülükleri ve kötüleri ortadan kaldırırım; hatta tütün içenleri bile yok ederim, der.
hz. sünbül, ona da:
-aferin… celâdet-i diniyye bunu icap ettirir, buyurduktan sonra soruyu bir de musa muslihuddin?e yöneltir:
-muslihuddin, rab teâlâ hz.leri şu anda yönetimini sana bıraksa, bu âlemi nasıl idare ederdin?
muslihiddin hazretleri:
-aman efendim, hâşâ! der. rabbin idaresinde bir bozukluk mu var ki ben yeni bir idare tesis edeyim? bakarım, bir âbid giderse yerine bir âbid, bir fasık giderse yerine bir fasık getiririm, deyince sünbül sinan hazretleri:
-şimdi iş merkezini buldu, der. bundan sonra dersi sen vereceksin.
bundan sonra musa muslihuddin’in lâkâbı merkez efendi olur.”



