
Ateizm Kişilik Bozukluğudur
Tanrıyı terketmek zordur. bunu pek az kişi yapabilir. ben kendimce bu hakikati cüzi de olsa bir parça idrak ettiğimi zannediyorum.
insanların zihninde var olan tanrı imajı esasen o şahsın kendi üretimidir. dolayısıyla imajiner bir puttan söz ettiğimizi söyleyebiliriz.
eski devirlerde insan zihni daha az gelişkin olduğu için putları kalıba dökme ihtiyacı duyuyor ve taştan, ağaçtan çeşitli idoller yapıyordu. şimdiki insanlar buna daha az meyyal ama bu türden eğilim taşıyanların soyu tamamen tükenmiş değil hâlâ farklı tarzda idoller görebiliyoruz.
peki tanrı yoksa işin aslı ne?
tasavvuf büyüklerinin bildirdiğine göre varlık özünde tek bir yapıdan ibaret. meseleyi akla yaklaştırmak için bilimsel terminolojiden faydalanalım ki, günümüz insanıyla aldığı eğitim gereği bu dilden iletişim kurmak daha kolay.
maddenin özünde enerji olduğunu varlığın sonsuz sınırsız bir enerji denizi olduğunu düşünelim. öyle ki, bu enerji denizinin herhangi bir limiti olmadığı için bir merkezi de olmayacaktır. kimi noktalarında ise madde şeklinde forma bürünecektir ama bu bürünme aslen sadece algı düzeyinde ve bizim kısmi algılama mertebelerimizde vâki olacaktır. tüme/külle bakıldığında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.
işte bu enerji denizinin kendine has bir bilinci mevcut olup câmid/cansız değildir. işte Peygamberler ve evliya kendi özlerindeki bu hakikati keşfeden ve bize de kendi keşifleri doğrultusunda öğütler veren kimselerdir.
nasıl ki newton, varlığın formu olan madde boyutuna ait bir keşif yapıp insanlığa sunduysa aynı olgunun daha öze taalluk eden yönünü de bize peygamberler açıklamıştır.
kısacası, varlıkta işleyen bir sistem, düzen, nizam vardır. eğer bu düzenin kurallarına uygun yaşarsak onun olumlu sonuçlarını devşirirken, tersi durumda ise sıkıntılarına katlanmak zorunda kalacağız.
varlıktaki bu sistematiğe ilahi isimler ile işaret edilmiştir. ayrıca bir tanrının varlığı söz konusu değildir. ancak şunu da hatırlatayım ki, peygamberlerin açıkladığı ilim zaman içinde çeşitli dogmalara dönüşüp siyasi iktidarların payandası rolüne düşürülmüş ve bu ilmin öz ile bağlantısı kopmuştur.



