La Havle SırrıBilinçaltıHakikatİman ve İnkarRabbTevhid Anlayışı

Bağımlılık

Madde bağımlılığı sadece işin bir yüzüdür. para, güç, makam, mevki hırsı da esasen eroin kadar zararlı bağımlılıklardır.

hepsinin temelinde ise insanın kendini yalnız, çaresiz hissetmesi ve güvende görememesi yatmaktadır. varoluşu, insanları, sair mahlukatı bilinçaltında tehdit olarak değerlendiren insan, mizacına göre çeşitli tepkiler geliştirmektedir.

tehditleri bertaraf etmek için,

kimi para, kimi makam mevki peşine düşer, kimi de kendini güçlü hissedeceği yapılara katılmayı tercih eder; cemaatlere, partilere, örgütlere üye olur; polis olur, asker olur vs…

her şeyden ümidini kesmiş olanlar ise, içlerindeki korku ve ıstırabı madde kullanarak uyuşturup teskin etmeye çalışırlar.

elbette tüm sahte çözümlerin, çözdüklerinden daha çok problem çıkartması doğaldır ve neticede kişinin hayatının öyle veya böyle heba olmasına neden olurlar.

hakikatten perdeli insanlar için minicik sivrisinek bile büyük düşmandır ve hayatlarına kastetmektedir. o sivrisineğin bir önceki soktuğu insan değişik hastalıklar taşıyabilir; sonra da gelip onlara bulaştırabilir…

depremler, tabii afetler, toplumda kol gezen sapıklar, katiller, psikopatlar hep birer tehdittirler; hatta yolda karşıdan karşıya geçerken bile ölmek, merdivenden ayağı kayıp düşüp beyin kanamasından gitmek gayet olasıdır.

evliyadan öğrenebildiğimiz kadarıyla, perdeli olan bizlerin halleri kısaca budur. ancak bu halimizle bizler kesinlikle merhamete müstahak değiliz; çünkü bu acaip hale kendi kendimizi düşrüdük. tıpkı don kişot gibi o düşmanları kendi çarpık zihinlerimizde ürettik. halbuki, gerçekte ortada düşman falan yoktu.

hakikat ehli ise, “la havle ve la kuvvete illa billah” der; yani tüm varoluşu çekip çevirenin bizatihi allah olduğunu bilir. allah sonsuz hikmet, kudret, ilim sahibidir, her şeyi kuşatmıştır ve varoluşta kesinlikle tesadüfe, rastgeleliğe imkan bırakmamıştır.

bela gelmez hak yazmayınca,
hak yazmaz kul azmayınca.

sözü onun düsturudur. bu çerçevede, gelen bela ve musibetleri dahi eğitim ve terbiye amaçlı görür.

ölümden korkmaz; bilir ki sonsuz merhamet sahibi olan rabbi tam vakti geldiğinde onu alacaktır ve ecelin değişmesi mümkün değildir. ayrıca ölüm bir yok oluş, hiçlik, karanlık değil, iman sahipleri için bir istirahat, çok daha ferah bir aleme göçmektir.

işte iman sahibi tüm varoluşun iplerini allah’a vermekle, cümle korkularından kurtulur; müthiş bir emniyet hissine kavuşur. bu onu dengeli, rahat, komplekssiz yapar. kurttan kuşa, yılandan çiyana her mahlukatı, tabii hadiseleri dost gözlerle seyreder. sahte çözümlere yönelmek artık onun için gereksiz hale gelmiştir.

isnetus 17.09.2016 11:52 ~ 12:14



İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu