
Basitlik
Avam basittir. her işi, düşüncesi basittir.
ilim ve tefekkür ehli inceliklere, soyut kavramlara daldıkça avamdan ayrışır ve uzaklaşırlar. her ilmin kendine ait bir ıstılahı/terminolojisi oluşur ki, bu dille avamdan kopuş kemaliyle gerçekleşmiş olur.
zaman içinde bakarsınız ki, ıstılaha ait kelimeleri kullanmak seçkin olmanın şartı gibi algılanmaya başlar toplum içinde. bol bol latince kullanan bir hekimi getirin gözünüzün önüne…
ancak şöyle bir durum da söz konusudur: bir şey haddini aşarsa zıttına dönüşür. sıcaklığın aşırı hadlere ulaşınca etrafı ısıtmak veya yakmak yerine soğutması gibi…ilim ve tefekkürde de limit değerleri geçtiğiniz anda iş yine basitliğe inkılap eder. mesela bu anlamda kuran çok basittir. yine mevlana gibi bir zat sayısız hikmeti, marifeti aslan-çakal-tilki hikayelerine gömmüştür. yine de tüm basitliğine rağmen mesnevi, kuran’ın basitliğine ulaşamamaktadır.
o yüzden ben de kendimce basitliği hedef aldığımı söyleyebilirim. be nedenle “babaannene anlatacak kadar basite indirgeyemediğin hakikati sen de gerçekten anlamamışsın demektir” düsturunu benimsedim elden geldiğince.
basitlik önemlidir… mihail kalaşnikov dahi aynı şekilde düşünüyor. dünyanın en çok üretilen ve en meşhur saldırı tüfeği olana ak-47’yi tasarlarken basitliği esas aldığını söylüyor mihail kalaşnikov. o da “basit olan iyidir” düsturunu benimsemiş. “dini bir kitapta görmüş olabilirim” diyor bu ilkeyi.
not: basitlikteki derinliği herkes göremez; derinlik gerektirir.



