İmam-ı Rabbani Hz.’nin beyanına göre her bin yılda bir “ulul azim”/büyük peygamber gönderilir ve o peygamber yeni bir şeriat getirir. bunun sebebi bin yılda eşyada kuvvetli değişiklikler hasıl olmasıdır.
bugünkü dile çevirirsek, bin yıllık zaman zarfında hayat tarzı, anlayış, bilim ve teknolojideki büyük değişim yeni bir şeriatı zorunlu kılmaktadır. 1600’lü yıllar itibariyle bu bin yıllık süre dolmuştur. dikkat edilirse islam medeniyeti tam da o asırda çözülmeye başlamıştır.
hadis-i şerifte bu hikmete işaret edilir. hatırladığım kadarıyla şöyleydi “ümmetim istikamet üzere olursa onlar için bir gün vardır yoksa yarım gün” burada bir günden kasıt bin yıldır. islam dünyası bayağı iyi performans göstermiş olacak ki bin yılı tamamlamış.
gene imam-ı rabbani hz.’nin beyanına göre işin başka bir boyutu daha vardır. bir peygamber vefat etse de ruhaniyeti ile ümmetine feyz vermeye devam etmektedir. bu feyz ruhları ayakta tutan elektrik gibidir. işte bu feyz aradan bin yıl geçince kesilmiş ve müslümanların ruhları karanlıkta kalmıştır.
bunun sebebi peygamberin ruhunun madde dünyasından tamamen tecerrüd edip rabbine yönelmesidir.(hakikat-i Muhammediye’nin yükselerek hakikat-i ahmediye’ye katılması)
ahir zamanda hz. isa’nın tekrar gönderilmesinin sırrı budur. hz. isa’nın gelmesi ile islam tekrar dirilecektir. yeni bir şeriat getirmeyecek ama yeni bir anlayış ortaya koyacaktır. bir takım uyduruk, çırpıştırma güya islam anlayışları ise çöpü boylayacaktır. Allahu alem…
http://www.sadakat.net/…rabbani/4344-209mektup.html



