• Her an yeni bir baht, yâni yeni bir tecellî kulağıma diyor ki: “eğer seni gamlandırırsam bile, sen gamlanma.
• ben seni kötü gözlerden, kötülerin nazarından gizlemek için gamlan-dırırım, ağlatırım.
• kötülerin gözünü senin yüzünden çevirmek için, gam ve kederle, senin huyunu acı ve sert bir hale getiririm.
• sen benim rızâmın ve sevgimin avcısı değil misin? sen beni aramıyor musun?emrime uyan, benim düşkün bir kulun olmadın mı?
• bana kavuşmak için çâreler aramıyor musun? sen benden ayrı da kim-sesizsin, beni ararken de kimsesizsin.
• senin derdin bana kavuşmak için derman (çâre) arıyor. dün çekmiş olduğun yanık ahı, içten gelen feryadını işittim.
• seni bekletmeden geçeceğin yolu ve yol uğrağını göstermeye benim gücüm yeter.
• böylece zamanın ve hayat şartlarının getirdiği ızdıraplardan, endişelerden, çalkantılardan kurtulursun ve bana kavuşma hazînesine ayak basarsın.
• fakat varılan yerin tatlılığı, lezzeti yolculuğun zahmetleri, sıkıntıları ile ölçülür.
• ne kadar gurbet acıları çeker, mihnetlere, zahmetlere uğrarsan, şehrinden, akrabandan o derece lezzet alır, zevk bulursun.
(mesnevi’den)



