İman ve İnkarİlim-İrfanŞuur-Yüksek Şuur-Düşük Şuur

İnkarın Kaynağı

Kim neyi inkar eder, neyi reddederse artık o şeyden perdelenir ve ondan gelecek her hayırdan mahrum kalır.

inkarın cezası, inkar edilen şeyden perdelenmek ve mahrum kalmaktır.

bu nedenle hakikat ehli kesinlikle hiçbir şeyi inkar etmezler. zira her bilgi kendi çerçevesinde(kendi bağlamına oturtulduğunda) doğrudur.

düşük bilinç sahipleri için ise inkar bir tür korunma politikasıdır. lisan-ı halleriyle : “şu an bulunduğum bilinç seviyesinde zor güç bir denge kurdum. sen yeni yeni şeyler çıkarıp başıma iş açıyorsun. senin o dediklerini de hesaba katarsam tüm dengem sarsılacak, başka seviyede yeni bir denge kurmak için ölümcül bir mücadeleye gireceğim. o yüzden kalsın…” derler.

mesela aşık veysel’e ömrünün son demlerinde göz ameliyatı olması teklif edilmiş, ancak aşık veysel “tüm ömrüm boyunca ben böyle yaşadım. gözlerim açılırsa şimdi yeni bir dünya kurmak icap eder” demiş ve ameliyat olmak istememiştir.

kısacası, inkarın kaynağı gerçekte yeni bir dünya kurmanın zorluğu ve konforunu bozmak istememektir. ancak kimse bunu açıkça itiraf edemez. zaten bunlardan bilinç düzeyinde kendi de haberdar değildir. onu yerine antitez kutbunu bahane etmek daha kolay bir yoldur.

örnek: burçlar konusunda malumunuz ortalık saçma sapan bir haldedir. azıcık aklı başında olan kişi, tüm bunların zırva olduğunu hisseder. aslında diğerleri de hisseder ama onların tutunacak bir dala ihtiyacı olduğu için, saçmalığa karşı zaman içinde körleşirler.

bu durumda hemen bilimperestler sahneye çıkarlar ve gönül rahatlığıyla burçlara verip veriştirirler ve bahaneyle kendi dinlerinin(bilimperestliğin) propagandasını da yapmış olurlar.

ancak işin aslı başkadır. her ne kadar zamane astrologlarına inanmak ve itibar etmek ahmaklık alameti olsa da, esasen astroloji kadim ilimlerden birisidir ve kendi mertebesinde bir hakikati vardır. onun sırlarını keşfetmek, mevcut bilgi birikimine eklemek çetrefil iştir. muhtemelen ilerde bu da başarılacaktır.

her alanda bu işler böyledir; ama tüm bu inceliklerle kim uğraşır ki? “dur! anlamadığını hemen inkar etme; rafa kaldır dursun orada” hikmetini kim yaşatır?

sonuç: bir şeyleri şiddetle inkar eden veya inkar etmekle kalmayıp sağa sola haçlı seferleri düzenleyen birilerini görürseniz, rahatlıkla “düşük bilinç” damgasını yapıştırıp geçebilirsiniz. sonrasında oradan sessizce uzaklaşmanız tavsiye olunur.

isnetus 22.01.2023 18:03 ~ 18:17

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu