Düzgün Erkeklerin Hepsinin Kapılmış Olması
Külliyen yanlış bir düşünce ve hatalı bir hükümdür. şimdi size işin sırlarını açıklayacağım.
her insanın fizik bedenine paralel olarak bir de spritüel bedeni vardır. bu beden dalgasal bir yapıda olup belli bir titreşim frekansına sahiptir.
bu bedenin titreşim frekansı değiştikçe yaşadığınız olaylar da, karşılaştığınız insanlar da değişecektir.
titreşimi yükseltmek ancak aşkla olur. aşk derken elbette malum hormonal etkileşimlerden bahsetmiyoruz. onun adı cinselliktir ve cinsellik spritüel bedenin frekansını düşürür.
düşük frekans eşittir egodur; onun dar dairesine hapsolmaktır. isterseniz siz buna dünya zindanına girmek de diyebilirsiniz.
ego zindanına giren kimse kendini küçük, değersiz, yalnız, güçsüz hisseder(çünkü vahdet/birlik’ten kopmuştur)
cins cinsi çeker. hem dünyada hem ahirette birbirine yakın frekanslar birlikte olurlar; aksi imkansızdır. eğer yüksek frekansa dolayısıyla yüksek ahlaka sahip bir eş istiyorsanız, önce kendiniz o seviyede olmak zorundasınız. davul dengi dengine çalar.
siz gerekli çalışmaları yapıp(mesnevi okumak gibi) aşkı öğrendikçe ve spritüel bedenin titreşimini artırdıkça, bilinçaltı tortuları da açığa çıkacaktır. onlarla da baş etmek zorundasınız haliyle. aşk kendine zıt olan tüm manaları yani korkuları deliklerinden çıkartıp, bir bir infaz etmek isteyecektir. bu bir iyileşme sürecidir.



