Kuran’ın her bir ayeti ve tüm hadisler islam’ın eczanesini oluştururlar. evet orada maddi ve manevi cümle hastalıkların ilacı mevcuttur.
ancak uzman bir hekimin reçetesi olmadan gelişigüzel ilaç kullanmak tedaviyi sağlamaz. bugün islam aleminin(!) içine düştüğü temel çıkmaz budur.
falanca ayette bu emredilmiş, filanca hadiste şu tavsiye edilmiş demekle, ortaya sadece muazzam bir karmaşa ve birbiriyle çelişen sayısız sakat uygulama çıkar. tutarlılık tamamıyla yitirilir.
maneviyatın uzman hekimleri olan insan-ı kamil’ler ise sahip oldukları marifet sayesinde belli bir ekolün kurucusu ve temsilcisidirler. kuran’ı ve hadisleri o ekol çerçevesinde yüksek ferasetleri ile yorumlayıp, tefsir ederler ve ortaya iç tutarlılığı çok yüksek bir sistem çıkar.
islam’ın tatbik edilebilirlik derecesi insan-ı kamil’in marifeti ile doğru orantılıdır. tersi durumda ise, yani bugünkü gibi herkesin kendine göre bir din uydurduğu demlerde, ayetler ve hadisler havalarda uçuşur ama hiçbir sonuç ortaya çıkmaz. hatta zaman içinde dine karşı bir tiksinti gelişir.
düşünün, “islam bilimi emreder” deyip zırcahil olmak, rüşveti lanetler deyip rüşveti olağan hale getirmek, hırsızlığı yasaklar deyip…
yani bir insan-ı kamil ve onun marifetinin katalizörlüğü olmadan islam sadece söyleme hapsoluyor ve pratikte ise işler bambaşka yürüyor. toplum her geçen gün ikiyüzlülüğe ve ahlaksızlığa alışıyor.
en sonunda kemalistler veya türevleri gelip toptan bir temizlik yapıyorlar.
yani kemalist bile aslında senin eserin, ey kifayetsiz ve çakma islamcı!
not: günümüzde bahsedilen vasıflarda bir insan-ı kamil mevcut değildir. böyle bir ortamda yetişmesi de düşünülemez. Allah aksini dilerse o başka tabii ki…



