Sadece ehl-i tarikin değil, bilumum hakikat yollarının katetmesi gereken insanın iç alem boyutudur. Saf bir afaki veya saf bir enfüsi yol muhaldir. Ancak kişinin meşrebine göre bir boyutun ağırlığı söz konusudur.
Mesela Hz. Ali afaki ağırlıklı bir seyirle maksada ulaşırken, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer enfüsi ağırlıklı bir seyirle hedefe varmışlardır.
Afaki ağırlıklı seyrin neticesi ilimdir. nitekim “Ben ilmin şehriyim, ali de kapısıdır” hükmü sâdır olmuştur.
Enfüsi ağırlıklı seyrin sonucu ise “muhabbet”tir. (Muhabbet=Allah’ın zatına olan muhabbet ve çekim). Bu sebeple “cezbe-i kayyumiye*” Hz. Ebubekir’e nispet edilmiştir.
Dikkat! bu hüküm Hz. Ali’de muhabbet yoktur anlamına gelmez. Lakin ondaki ilim daha çok öne çıkması hasebiyle diğer vasıflarını gölgede bırakmıştır.



