
İnsanın nefsi dişidir. bir kimse spritüel çalışmalar yaptıkça bu dişilik özelliği gittikçe artan oranda açığa çıkmaya başlar. o kadar ki, sürecin sonunda ilgili şahıs tam bir çift cinsiyetli insan tipine dönüşür.
yukardaki resmi incelerseniz, spritüel aydınlanmanın sembolü olan baphomet‘in de hem erkek, hem de dişi olduğunu görebilirsiniz. ayrıca karnındaki yılanlara dikkatinizi çekerim.
dolayısıyla dark side/karanlık yüzün aydınlanma süreci büyük ölçüde eşcinselliğe temayülü artırır. bunun tersi de doğrudur. yani eşcinsellerde az veya çok, kabiliyetine göre, bir spritüel açılım oluşur.
islam tasavvufunda ise ana çalışma ekseni ruh boyutudur. ruh ise erildir. yani bir kimse tasavvuf yolunda gelişim kaydettikçe eril özellikler belirgenleşmeye, ağır basmaya başlar.
tabii yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için hemen ekleyeyim: kabadayılık, külhanbeylik, şiddet eğilimi, maçoluk vs..bunların erkeklikle alakası yoktur. psikolojik bozukluk olarak görmek daha uygun olur.
mertlik ve yiğitliğin esası en başta,
dürüstlüktür, (takiyyeciler, içi dışı bir olmayanlar, sabit kadem olmayanlar mert olamazlar)
asla yalan söylememektir. (en başta kendine…)
her ne pahasına olursa olsun sözünde durmaktır.
emanete hiyanet etmemektir.
küfürlü ve müstehcen konuşmamaktır(bu tür bir ağız asla mertliğe sığmaz)
işte bu sebeple evliyalar,
vasat insanı kesinlikle mert olarak görmezler ve onları hünsa(çift cinsiyetli) olarak nitelendirirler. ilaveten, ruhunu maddesine galip getirebilmiş kadınlar da mertler sınıfında yer alırlar. zira,
aslan aslandır, ha erkek ha dişi.
(bkz: kundalini yılanı/#50158252)



