Özelde dadaloğlunu ve bir takım türkmen boylarının durumunu bilmiyorum ama olaya genel bir yaklaşım açısı sergilersek şunu görürüz; tarım toplumlarında bir önceki medeniyet basamağının temsilcisi olan göçebeler hoş karşılanmaz. çünkü çıkarları birbirine zıttır. bir çok türkmen boyunun aleviliği benimsemesinde bu çatışmanın büyük rolü vardır kanaatimce. çünkü o devirde düzen kendini dini bir argümanla meşrulaştırdığı gibi muhalafet de aynı ideolojik yaklaşımı sergiliyordu. o devrin şartları başka bir tarzı mümkün kılmıyordu. bu sebeple şia ve alevlilik adeta düzen muhaliflerinin ideolojik sığınağı olmuştur asırlarca.
anlayabildiğim kadarıyla bir büyük doğucu ilklerden(sahabe) başkasını örnek görmez, göremez, buna osmanlı da dahildir. peki osamanlı’yı nasıl değerlendirmeliyiz? osmanlı hüküm sürdüğü devrin şartlarında İslam’ı belli ölçülerde tatbik etmeyi başarmıştır. doğruları yanlışlarından fazla olmuştur bu sebeple saygıyı hak eder ama ululamak anlamsızdır.



