
Feraset: anlayışlılık, çabuk seziş
feraset: binicilik, süvarilik, yiğitlik
fâris: iran, iranlı, binici, süvari, ferasetli, anlayışlı
feraset: süpürücülük ve döşeyicilik. kabe’yi süpürenin hizmeti
müminin ferasetinden sakınınız!. çünkü o allah’ın nuruyla bakar.” (tirmizî)
“allah’ın öyle kulları vardır ki, insanları ferasetleriyle tanırlar. ” (camiüssağir)
“iman, süreyya yıldızına çıksa fâris oğullarından biri elbette alıp getirir”(buhari)
arife tarif gerekmez; çünkü o rahatlıkla görür. insanlara baktığında onların hallerini, niyetlerini, dünya görüşlerini, ukdelerini tek hamlede tespit eder. ona her şey ayan beyandır.
aslında feraset elde edilmesi o kadar zor bir şey değildir. kin, kibir, haset, gurur, dünya sevgisi vs. hastalıklardan arınmış olan kalplerin kendiliğinden sahip olduğu bir özelliktir.
sanılanın aksine ferasetin bilgiyle, zekayla bir alakası yoktur. o yüzden okuma yazma bilmez bir çoban bile rahatlıkla feraset ehli olabilir. bilgi, ifade etme ve kelam kalıbına dökme konusunda işe yarar. hakikatleri sezgi yoluyla avlayan ise kalptir.
bilgi sahibi ama kalbi körleşmiş olan kimseler eskilerin tekrarıyla yetinirler*; klişelere hapsolurlar. yapabildikleri en fazla bilgileri kıyas yoluyla çeşitlemekten ibarettir. onlarda yenilik ve ibda* kabiliyeti yoktur.
dikkat edin bilim dünyasında dahi devrim çapında yenilikler getirebilenler parmakla sayılacak kadar az kimselerdir. diğerleri onların açtıkları yolda ya çeşitlemelere giderler ya da ayrıntı uygulamalara sarkarlar. besin zincirinin son halkası olan tüccarlar ise o keşifleri para kazandıracak ürünlere dönüştürme gayretinde olurlar.



