“Kendini frenk kâfirinden üstün görene allah’ın marifeti, yani tanrı bilgisi haramdır” der imam-ı rabbani hazretleri.
hazret meramını anlatmak için bu misali vermek zorunda kalmıştır. demek ki o zamanlar halk arasında frenkler(avrupalılar) kadar hor görülen insanlar yokmuş. sanırım o zamanki avrupalıların leş gibi mahluklar olması halkta öyle yaygın bir kanaate yol açmış.
eğer bu ifadeyi günümüz lisanına taşırsak, “kendini fahişelerden, eşcinsellerden üstün görene tanrı bilgisi haramdır” dememiz gerekir.
doğrudur, günahlar insanın kalbini karartır veya bir diğer tabirle altbeyninin titreşim frekansını düşürür. böylelikle altbeynin algı skalası daralır ve kişi hakikatleri göremez, hissedemez hale gelir.
ancak kişinin kendini başkalarından üstün görmesi tamamen farklı bir olgudur. hatırlarsanız bunu ilk yapan iblis idi. “ben ondan hayırlıyım” demişti. yani kişi kendini üstün görmekle esasen iblislik yapmış olmaktadır. ancak bu noktada önemle belirtmek zorunda olduğumuz bir konu daha vardır: kişinin kendini hor görmesi, küçük görmesi, başkalarından düşük görmesi ters dönmüş bir kibirdir. o dahi aynıyla iblisliktir.
madde ve tabiat seviyesi düşük bilinçte iken insanın hâli işte budur. işleri tıkırında giderse kendini üstün görür; ama işleri bir ters gitmeye görsün. o zaman da birden kuyruğunu kıstırmış ıslak köpeğe dönüşür. intihar etmek vs. gibi düşüncelere kapılır. öte yandan zenginlik, ün, şöhret, makam vs. kazanırsa da tamamen firavun olur çıkar. bu nedenle emmare bilinç için para, ün ve şöhret, makam nimet değil lanettir.
– niçin kendimizi başkalarından üstün görmememiz gerekiyor?
+ çünkü insanda hak tecelli etmektedir. hakka karşı kibretmiş olursun.
– peki niçin kendimizi başkalarından düşük ve hor görmememiz gerekiyor?
+ çünkü sende de hak tecelli etmektedir. hakkı hor ve hakir tutamazsın. yine hakka karşı kibretmiş olursun.
– peki günahkar insanları görünce veya bir şekilde duyumunu alınca onlara karşı tavrımız ne olmalıdır?
+ kulunu hakka havale et geç… nötr bir duygu durumunda ol.
– cumhurbaşkanı, vali, general vs. gibi yüksek makamlı zatlara itibar etmem gerekiyor mu?
+ eğer cumhurbaşkanına veya bakana veya generale karşı olan hissiyatımız, çöpçüye karşı hissettiklerimizden farklı ise, başımız dertte demektir. hakikat açısından çöpçü ile cumhurbaşkanı arasında fark yoktur.
ancak unutmayalım içimizdeki bu hissiyatı dış plana aynıyla yansıtamayız. o zaman meczupluk yapmış oluruz. toplumun düzenini korumak açısından cumhurbaşkanına, valiye veya generale içinde yaşadığımız toplumun standartlarına göre davranmak zorundayız; bu davranış sırf şekilden ibaret kalsa dahi…(bunun da ötesi var ama şimdi oraya girmeyelim).
kısacası kişinin kendini başkalarından üstün veya hor görmesi büyük bir lanettir. lanet, kişinin haktan uzak düşmesi, uzaklara savrulması anlamına gelir. bu diyalektiği kırabilen, düşük bilincin kısır döngüsünden kendini kurtarır ve hakka yaklaşır… secde etmiş ve yaklaşmış olur…



