Gören Görülen Ve Görüş
Bir arkadaş ile aramızda cereyan eden mesajlaşma:
– isnetus burada ne demek isteniyor?
“demek iki vecihle kendi cemaline bakmak; biri: her biri başka başka renkte olan âyinelerde bizzât müşahede etmek. diğeri: müştak olan seyirci ve mütehayyir olan istihsancıların müşahedesi ile müşahede etmek ister.
demek hüsün ve cemal, görmek ve görünmek ister. görmek, görünmek ise; müştak seyirci, mütehayyir istihsan edicilerin vücudunu ister.”
`- birinde kendi mutlak varlığı ile seyrediyor her mertebedeki açığa çıkışı`
ikincisinde ise her bir ayrı tecellinin gözü ile seyrediyor.
mesela birinde isnetus’un veya sizin gözüyle diğer tecellileri değerlendirirken, birinde mutlak varlığı ile değerlendiriyor.
neticede isnetus’un da sizin de zati hakikatlerini oluşturan hakk değil midir?
yani gözlerim hakkın kendi cemal ve kemalini izlediği minik bir pencere.
o bakıyor, benim gözlerimden bakıyor.
benden size bakan o, sizden bana bakan da o…ve her birimiz farklı renklerde aynalarız.
ayrıca o bütün aynalara yansıyan cemal ve kemali bir bütün olarak görüyor. sonra bütünün içindeki parçaların gözlerinden de ayrı ayrı bakıyor.
ne güzel ne güzel… çok mutlu oldum.



