Nefs, Benlik-EgoAşk - SevgiKadın ve Erkek (Dişil ve Eril Enerji)Tasfiye ve Tezkiye SüreciTevhid Anlayışı

Güzellik Hariç Erkekleri Aşık Ettirebilecek Şeyler

Aya övgüler düzebilir, serenatlar yapabilirsiniz. ayın gümüşten ışığına teslim olabilirsiniz. ama faraza aya gitmek mümkün olsaydı orada hiçbir aydınlık bulamayacak, kuru bir toprakla karşılaşacaktık.

kadın da aynen öyledir. o kupkuru bir topraktır, ışığı kendinden değildir.

kadından kendisinde olmayanı isteriz;
hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz…
(nfk)

visalin en son mertebesinde erkeğin hissettiği, egonun(ayrıksı benliğin) çözülüşü, zamanın durması ve vahdete/birliğe katılıştır. hatta bu hal, bir nevi ölümdür. hani evliyalar ölmeden önce ölür deriz ya, onun benzeri bir durumdur. bu bir şehitliktir, şahitliktir, vahdete şahit oluştur.

lakin bütün bu olanlar yalnızca bir anlıktır. tek bir an içinde kesretin(çokluğun), nefsin kara bulutları dağılır ve vahdet/birlik şimşeği çakar.

“o esnada şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalırlar.”(bakara 20)

“perde perde veralar, ışık başka, nur başka;
bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka.”
(nfk)

işte erkeğin nihai gayesi ancak bu hale ulaşmak ve birlik/vahdet haline geçmek ve ayrıksı benliğinden, egosundan kurtulup, ıstırabına son vermektir. ne var ki, bu hale sadece kadın vasıtasıyla ulaşabildiği, ulaştığında da, o zirvede tutunamayıp düştüğü için, bir döngüye(loop’a) hapsolur.

artık bu bir bağımlılıktır, iptiladır hatta köleliktir. siz hiç köle olmaktan memnun olacak bir insan tanıyor musunuz?

dolayısıyla da neticede bir köle ayaklanması, spartaküs başkaldırışı zorunlu olarak zuhur edecektir. esaslı bir dünya görüşüne, kapsamlı bir ideolojiye dayanmayan isyanların sonu imha olmaktır. spartaküs’ün sonu ne oldu biliyorsunuz.

sonuç?

bir anlık visal ile oyalanmayıp, vaktimizi zayi etmeyip, işin aslına yani manevi bir arınmaya talip olmamız gerekiyor.

gerçi burada bu meseleye girmeyeceğim ama konu hakkında muhyiddin-i arabi ve imam-ı rabbani hazretlerinin görüşleri değişik ve birbirine muhaliftir. her zaman olduğu gibi…

isnetus 20.09.2015 09:27 ~ 14:22

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu