Meleklerin dili sayısal, insanların dili ise sözeldir. yani melekler bir tür matematik dil kullanırlar ve her harfin bir sayısal değeri ve de bir titreşimi vardır.
insan beyni tıpkı bir modem(modülatör-demodülatör) gibi sayıları harflere veya tam tersi, harfleri sayılara çevirebilir. işte burada büyük bir sır açığa çıkıyor.
bilindiği gibi peygamberlere vahiy, evliyaya ise ilham gelir. (burada ikisi arasındaki farklara ve ayrıntılara girmiyorum). gelen ilham veya vahiy, otomatikman kendi söz kalıplarına bürünürler. bu kelam kalıbı asla değiştirilemez. eğer değiştirilir veya başka dile tercüme edilirse özelliklerinin %90’ı kaybolur.
çünkü vahiy veya ilhamın büründüğü kelam kalıbını sair insanlar da orijinal haliyle tekrar ettiklerinde, harfler beyinde sayısallaştırılır ve melekler ile bir nevi temas sağlanır ve meleki bir programlanma gerçekleşir. orijinali bozulursa bahsedilen işlem gerçekleşmez.
aynı işlem şeytanın vahyi için de geçerlidir. bu sebeple doğrudan şeytan tarafından ilham edildiği bilinen metinler asla ve kat’a okunmamalıdır. tercümelerini okumakta ise pek bir mahzur yoktur.
harflerin titreşimini ve yaydıkları manyetik dalgaları kullanarak aklın alamayacağı işleri başarmak mümkündür. harfler başlıbaşına bir uzmanlık alanıdır. ancak bu ilim şirazesinden çıkmaya çok yakındır ve az bir istikamet sapmasıyla dark side(karanlık yüz) alanına girmek işten bile değildir.
zaten günümüzde bu ilim büyük ölçüde dark side mensupları tarafından kullanılmaktadır.
kuran’ın bütün sırlarını taşıyan huruf-u mukatta ilmini bilen ulema-i rasihun’un(derin alimlerin) ise günümüzde mevcut olduğunu hiç sanmıyorum.



