ŞeytanibadetMelekNefs, Benlik-EgoNurPeygamberlerTarihZikir (Titreşim Frekansı)

İblis ve Şeytan Arasındaki Fark

Şunu öncelikle net olarak ortaya koyalım: iblis veya cennetteki adıyla azazil kesinlikle bir melek değildir. daha çok hristiyan kaynaklarında geçen azazil’in melek olduğuna dair rivayetler uydurmadır.

azazil çok özel cin ırklarından bir tanesinden idi veya kendisi başlı başına özel bir cin türüdür desek daha doğru olur belki ve sair cin ırklarından da oldukça farklı yapıdadır.

peki azazil niçin diğer cin türlerinden farklıdır?

çünkü o bir melezdir.

onun babası ifrit, annesi ise başka bir cin türü idi. ifritler cinlerin en güçlü ve devasa ırklarından biridir.

malumunuz üzere, iki yakın ama farklı tür çiftleştiğinde yavru kısır doğmaktadır. mesela eşek ile atın çiftleşmesinden doğan katır, kısır bir canlıdır. iblis de melez olduğu için aynen bu şekildedir ve cinsiyet olarak nötr durumdadır veya hünsadır veya biseksüeldir diyebiliriz. isterse erkek isterse de kadın rolüne bürünebilir. hem erkeklerle hem de kadınlarla beraber olmak ister; ama onu da yapamaz(günümüz dünyasında el an yürütülmekte olan cinsiyetsizleştirme operasyonunun kaynağını anladınız sanırım).

peki niçin yapamaz?

diğer tüm cinler ateşin yani enerjinin yüklü formlarıdır. yani artı veya eksi yüklüdürler. erkek veya dişidirler. yine bu nedenle manyetik alanlara duyarlıdırlar. eğer yöntemini biliyorsanız, gerekli manyetik alanları oluşturarak cinleri hapsedebilirsiniz, zincirleyebilirsiniz, hizmet etmeye zorlayabilirsiniz, işkence edebilirsiniz veya direkt yakıp öldürebilirsiniz. tarihte bu işlerin üstadı hz. süleyman idi.

cinleri yakmak, negatif yüklü bir elektronun üzerine pozitif yüklü elektron(pozitron) gönderme yöntemindeki gibidir. bir pozitron, elektron ile karşılaşırsa, ikisi birleşip enerjiye dönüşürler. cinler de buna benzer bir usulle öldürülebilirler.

peki söz konusu üretimi nasıl yapacağız?

“saffat suresi ilk on ayet” belirli bir süre tekrarlı olarak okunmaya(21, 41 gibi sayılarda) devam edilirse, bu üretim gerçekleşir ve varsa size yakın bir cin, isabet alıp tutuşur.

ancak iblis veya iblisin her birimizdeki kopyası(doğum esnasında ölmüş insanlardan serbest kalmış bir tane iblis kopyası gelir bize yapışır. bu kişisel şeytanımızdır. reenkarnasyon zırvası da buradan çıkar. önceki hayatlar dedikleri de şeytanımızın önceki konaklarıdır) ise bu okumalardan etkilenmez. zira dediğimiz gibi iblisin ırkı nötrdür, yüksüzdür. bu nedenle bu ırkı yakmak mümkün değildir. ancak yine yüksüz olmaları nedeniyle madde ile etkileşime giremezler. maddeye karşı hayalet gibidirler, içinden geçip giderler.

bunun anlamı şudur: iblis bize bir takım negatif düşünceler ilka edebilir(vesvese, evham). ancak hiçbir şekilde kolumuzdan tutup bizi bir şey yapmaya zorlayamaz; çünkü madde ile fiziksel etkileşimi yoktur. cinler ise öyle değildir. onlar enerji yapılı nefsimiz ile etkileşime girip yerine göre zorlama yapabilirler. ancak cinlere karşı da tedbir almak kolaydır.

netice itibariyle azazil evrende ilk defa şeytaniyet(haktan uzaklık) sıfatını almış varlıktır. o andan itibaren de iblis adı ile anılmaya başlanmıştır. her kim iblise uyarsa, o da şeytaniyet sıfatını almaya hak kazanır; ister insandan olsun ister cinden…

not: azazil cinsiyet olarak nötr olması itibariyle bir yüzden meleklere benzer. zira melekler saf nurdan cinsiyetsiz varlıklardır. azazil yaptığı muazzam ibadetler ve zikir ile büyük bir nuraniyet kesbedince nefsi örtülmüş, nurlar altında kapalı kalmış ve meleksi bir varlığa dönüşerek cennetin yöneticisi makamına yükselmiştir. ancak o kapalı kalmış nefs, ilk fırsatta açığa çıkmıştır. meleklerin ise nefsi olmadığı için isyan etmeleri mümkün değildir.

isnetus 20.08.2024 10:45 ~ 11:43

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu