İmamoğlu’nun Karısının Çocuk Yaratması
Müslüman camianın saplantılarından biridir “yaratmak” kelimesi.
bu kelimeyi insana atfen kullanırsanız hışımla yerlerinden sıçrarlar ve “yaratmak allah’a mahsustur” derler.
halbuki Allah’ın bir çok esmasını günlük hayatta insan için dahi kullanıyoruz zaten. ona niçin bir şey demiyorsunuz?
olay çok basit aslında. herhangi bir ilahi ismi veya sıfatı insan için kullandığımızda, anlam mecazi ve cüzi olur. allah için kullandığımızda ise hakiki ve külli olur.
insan da yaratır elbet. bu durum Allah’ın hâlik(yaratma) sıfatından onun aldığı çok küçük bir yansıma nedeniyledir. ancak mutlak yaratıcı elbette Allah’tır. son tahlilde bizi de bizim yarattıklarımızı da yaratan o’dur.
insan da aydınlatır. bu onun “nur” isminden aldığı cüzi pay yüzündendir.
insan da doğru yola eriştirir. “hâdî” isminden paydır…
insan da terbiye eder. “rab” ismi…
insan da bilir. “alîm” ismi…
bu böyle gider. ancak dediğimiz gibi bunların hepsi insanın esma-i ilahiyeden cüzi hisseleridir. bu özelliklerin mutlak sahibi allah’tır.
bunu böyle bilmek şartıyla, “yaratma” kelimesini beşeri durumlar için dahi kullanmanın hiçbir mahzuru yoktur.
gereksiz saplantılardan arınmak lazım…



