İman ve İnkarAydınlık vs. KaranlıkBumerang KanunuKalp - AltbeyinŞuur-Yüksek Şuur-Düşük Şuur

İman ve İnkar

Aslolan imandır ve mümindir.

inkar bir varlık değildir; bilakis olamayıştır.

inkar, iman alanında bırakılan boşluktan doğar.

yani mümin ne kadar eksikse, inkar o eksikliğin karşılığıdır. odanın yani kalbinin aydınlatamadığın noktalarını karanlık, yani inkar istila eder. sen o karanlığı içinde vesvese, şüphe, huzursuzluk, tereddüt olarak hissedersin. karanlık ne kadar çoksa vesvese ve şüphe o kadar çoktur. iç barışını sağlayamayan kimsenin iki yakası bir araya gelmez; çünkü içteki karışıklık dış plana da yansır. (içteki aydınlığı yok edip safi karanlık hale gelmekle de iç barış sağlanabilir. firavunların, deccalların yolu budur)

kişisel planda da toplumsal planda da aynı hüküm geçerlidir.

şu anda yeryüzüne inkar hâkimdir.

yani iman ehli o kadar zaaf içinde demek oluyor bu.

kişisel karanlığımızı veya dış alemdeki karanlığı yok etmek, menfi hareket ile olacak iş değildir. bunun için müspet hareket gerekiyor; aydınlığı artırmak gerekiyor. ona buna sataşmak, insanlarla uğraşmak, kavga etmek hem boş iş hem de asıl maksattan uzaklaştırıcıdır. (kavga ancak kendi halinizde giderken, size saldıran karanlık güçlere karşı caizdir)

son söz: şuur yükseldikçe aydınlık artar, karanlık alanlar azalır.

isnetus 18.09.2021 10:45 ~ 14:06

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu