
İmposter Sendromu
Tipik bir emmare, yani madde ve tabiat seviyesine düşmüş bilincin hastalığıdır.
emmare bilinç kendini tamamen bağımsız, hür ve irade sahibi zanneder. bunun sonucunda “eğer ben gereğini yerine getirirsem olur, getirmezsem olmaz. başarı bütünüyle benim çabama bağlıdır” inancındadır.
kişi bu itikat üzere iken bir de bakar ki pek çok şey başarmış, eline pek çok nimet geçmiştir. ancak o eline geçenler için pek de gayret göstermediğinin, hep dört ayak üstüne düştüğünün gayet farkındadır.
işte bu noktada içten içe utanç ve suçluluk duymaya başlar. o diğer başarılı insanlar gibi dişiyle tırnağıyla bulunduğu konuma gelmemiştir. sadece şansı yaver gitmiştir o kadar.
ancak bu şahsın bilmediği şey şudur: esasen tüm insanlar kendisinin durumundadır. kimin eline ne geçmişse hepsi aslında bir tür ihsandır; ihsan-ı ilahidir. o nimetlerin zorlukla veya kolaylıkla gelmiş olması durumu değiştirmez. her iki halde de rahmânın ona lütfudur.
ancak kimi egosu çok şişkin insanlar hiç çekinmeden ihsan-ı ilahiyi direkt kendi çaba ve tedbirlerine bağlarlar. kimileri de insaf sahibidir ve o nimetlerin gelmesinde kendi paylarının ya hiç olmadığını veya çok cüzi olduğunu hisseder ve itiraf ederler. ondan sonra da bozuk itikatları yüzünden nevrotik bir vakaya dönüşürler.
tedavisi ise, maddi manevi tüm nimetlerin hak ediş sonucu olmayıp rahmân’ın bizlere birer lütfu olduğunu ve elimize geçen nimetleri mutlulukla kabul edip, karşılığında nimetleri verene teşekkür etmemiz gerektiğini bilmekten ibarettir.



